Anne- Baba Evi

Çocukluğunda, gençliğinde oturduğu anne baba evine daha sonraki dönemlerinde gelip oturan var mı içinizde bilmiyorum.
Ama ben 20 yıldır rahmetlilerden kalan evde oturuyorum.
Okul formam üstümde, çantam elimde okula gidip geldiğim evde, yaşlılığımı yaşamak nasibimde varmış. Anılara hatıralara sahip çıkıp, tanıdığın insanlarla komşu olmak gibi mutlu yanları olsa da bu durumun, çok hüzünlü ve acı veren tarafları daha baskındır.
Temelden komşu olmuş tüm apartman sakinlerinin hayat akışlarına, mutluluklarına tanıklık ettikten sonra hastalıklarını ve vefatlarını görmek çok çok zor oluyor.
Anne ve babamızdan yadigar kalan 3-4 komşumuz dışında artık çok yabancı ve yalnızız hepimiz.Her baktığım evin kapısından ebediyete intikal etmiş bir dost bana bakıyor.Hiç üşenmeden hepsinin ismini soyadını tekrarlıyorum merdivenleri ağır ağır çıkarken.
En üst kattaki evime varana dek burada geçen 45 yılı yad ediyorum.Çok uzun yıllardır huzur evi tadında bir apartman olmuş cümleten yaşlanmıştık zaten.Biz bu yaşta apartmanın gençlerinden sayılıyorduk.2.Nesil çocuklar ve 3.nesil evli torunlar bile var apartmanımızda.
Ama ben bunların dışında kiracıları, yeni daire alanları hiç tanımıyor isimlerini öğrenmeye bile çabalamıyorum.Tanışıp kaynaşmak ise asla tercihim değil.Her insan tasası ve acısıyla geliyor çünkü.Yorgunum, limitim de dolu.
Gözümün önünde bir bir yaprak dökümü yaşanıyor. Üzülüyorum.
Anne ve babamın arkadaşlarına uzun uzun ve içim ürpererek bakıyorum.Nasıl geçti yıllar?Pire gibi hareketli canlı telaşlı amcalar, teyzeler bastona veya yatağa bağlı bir hayata ne zaman geldiler?
Onlara her bakışımda annemin babamın yaşlanmış halini görüp, hayal ediyordum.Demek yaşayıp bu yaşa gelselerdi böyle olacaklardı deyip avunuyordum.
Ama hayallerimde öksüz kalıyor artık gittiler,gidiyorlar…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir