Alış veriş merkezlerine her gidişimde arabayı açık alanlara park etmeye çabalarım.Giriş kapısına uzak olsa,yürümem gerekse bile öncelikli tercihim açık otoparklardır.Neden diye sorun şimdi bana.Sorun sorun çekinmeyin.Oh teşekkür ederim iyi ki sordunuz,yoksa nasıl söylerdim.Çünkü arkadaşlar, kapalı parkta her seferinde istisnasız arabayı kaybediyor ve bulamıyorum.-1 ve -2 gibi katlarda park etmişsem arabaya hiç ulaşamıyorum.Katı bulsam arabayı bulamıyor,dolanıp duruyorum labirentler arasında.Hadi bu derde son vereyim deyip, zekamdan yararlanayım da cep telefonuyla park ettiğim alanın numarasını fotoğrafını çekeyim dedim.Nafile arkadaşım ne yapsam arabayı park ettiğim G02 numaralı yer yok oluyor.Demans başlamış olabilir bende,hiç itirazım yok.Başlıyor başlamakta olan deyip mizah yapayım ve ben de başlayanın sizde de başlama ihtimalini hatırlatayım.Onun için gülmeye kalkmayın.Zekamın son kırıntısıyla bir çare geliştirdim,arabanın anahtarının kumandasına basıyorum göz alanımda yanıp sönen far görürsem koşuyorum oraya.Kaybolmayı pek moda yaptım kapalı çok katlı parklarda.Ar belası bir de etrafa belli etmemeye çalışıyorum,deli gibi koşturup arabayı aramalarımı.Bu kaybedişlerim meşhurdur benim.Koluna girip pazara çarşıya çıktığım arkadaşımı kalabalıkta kaybedip,başka kadınların kolunda yürüdüğüm de sık olur.Nice sonra farkına varır,insanları tepe sersemi yapar bırakırım.Bunla kalsa keşke maceralarım.Bana görücü gelen kadının kucağına çay tepsisini boca etmiş kadınım ben ya.Halıya takılan terliğimin azizliğinden kaynana adayımı bile haşladım.Yandı kadın.İyi de oldu,oğlunu hiç beğenmemiştim.Söz nereden nereye geldi yine.”Aysel silahımı getir”diyen dizi kahramanı gibi ben de silahıma mermileri sürdüm tutan yok.Atış serbest.Ama bence siz yinede benim öykülerime az gülün,çünkü sizin öykünüz daha başlamamış olabilir.😁😁😁😁
ARABAM NEREDE?
