ÇAL KEMANCI

Şiddetli yağmur  nedeniyle televizyon yayınları “sinyal yok” uyarısı vererek devre dışı kaldığında, hemen radyomuzu açarız biz. Geçen gecede televizyonda yayın yoktu.Açtık biz de radyoyu.

Tesadüf bu ya harika bir keman sesi yayıldı odamıza.Kemanın, kanunun ve akordiyonun sesini çok severim ben. Hele Keman, girdiği her melodide insanın ruhuna doğrudan temas edebilen en büyüleyici enstrümanlardan biridir.Kemanın sesi içine işler insanın.Kalbin en tenha köşelerinde hissedilir tınısı. Yay ahşaba dokunduğu an, ortamdaki tüm fısıltılar susar ve zaman âdeta askıda kalır. Kemanla çalınan sadece bir müzik değil,dile gelmeyen duyguların sesidir sanki.

Benim öyle senfoni orkestralarındaki klasik müzik çalan kemanların sesini dinlemeye sabrım yetmez,bilgim gibi aynı.Ama kimi zaman çoşkulu,kimi zaman hüzünlü keman sesini severim ben.

Kemanın tellerine sanki gözyaşı, özlem, aşk,yalnızlık sıkışmış gibi gelir bana.Çalmayı hiç denemedim elime dahi almadım.Annem çalarmış genç kızken, Erzincan depreminde aile fertlerini kaybedince eline alamamış bir daha.Belki ondandır benim kemanı sevişimin nedeni.

Kanun ve  akordiyon da aynı duyguları yaşatır bana.Kederli bir özlemi hatırlatırlar. Kimi zaman unutulmamış bir sevda, kimi zaman hasret kalınan bir yüzü getirirler.Kimi zaman ise bir derin çığlık olur dinlenen melodi.Belki de  bu iç dünyamızın yansımasıdır. Notalarda,müzik aletleri de ağlar bazen.

2026 içinde yayınlandı