ÇİZİKLER KESİKLER

Kimseyle tartışmaya girmeyecek kadar kesin bir karara vardığım bilgilerden biri de;üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, alçılanan bir kırık veya kesilen bir doku acısının asla insan bedeninde geçmediğidir. Denendi,test edildi çünkü.
Ağrılar ilk gün kadar olmasa da için için sızlıyor,unutturup unutturup yine geliyor.Alçıda sakladığınız bir kemik parçası 20 yıl sonra bile yağmurlu bir havada sana KALLEŞ KADIN SEN BENİ GÜNLERCE BİR ALÇI YUMAĞINA SOKTUN diye öcünü alırken,bıçak yemiş dikişle büzüşmüş bir yaranız OH OLSUN KESTİRİRSEN BENİ, CANINA İŞTE BÖYLE OKURUM cinsinden hatırlatmalar yapıyor. Geçmiyor, bitmiyor,unutulmuyor hiç bir yara,kırık ve kesik aslında.
Kalp kırıklığı,hayal kırıklığı gibi için için geziniyor bedeninde insanın.Bazen yağacak yağmurun bile habercisi oluyor kırıklar.
Orjinali bozulmuş bedenin de,ruhun da tamiri imkansız aslında.İnsan elinin ve dilinin acısı hiç geçmiyor.Allahın yaptığını,kul bozunca olmuyor galiba.
Altınolukta bugün yağmurdan kalma bir gün,bende ise bir zamanlar alçılanmış bir ayak ile,sosyetik bir tezinin elinden çıkmış bir adet kalp kesiğinin sızısı vardı.Yazacak bundan daha önemli de bir şey bulamadım.Sizin güneşiniz bol olsun.NOKTA.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir