İnsanın kendi kendine konuşması delilik belirtisi olarak kabul edilirdi.Di diyorum çünkü şimdi kabul edilmiyor galiba, her yer kendi kendine konuşanlarla dolu çünkü.Ya da bu davranış,delilik ölçütü olmaktan çıkmış olmalı.İşte bu içerikte bir düşünceyi etrafıma bakınca çok sık aklıma getiriyorum.
Gerçekten kulaklık takmış halde cep telefonuyla konuşan o kadar çok insan görüyorum ki,akıllıyı deliyi ayıramıyorum.Saçları uzun olanlarda kulaklık ta görünmüyor. Anlaşılmıyor, kendi kendine kıkırdayıp duran.Eskiden kendi kendine söylenen bir insan görsek,tedirgin olur kaçışırdık,şimdi yanımızda çal çene konuşanlara dönüp bakmıyoruz bile.Çoğu zaman karşıdan konuşarak gelen biri bana bir şey söyledi gibi geliyor,dikkatlice bakma ihtiyacı duyuyorum suratına insanın.
Halden hale, şekilden şekile girdik.El ayrı,kafa ayrı oynuyor.Anormal tüm hareketleri yapmayanımız yok.Telefonlarıyla bu kadar samimi olan başka bir millet var mı bilmiyorum. Merak edip hiç araştırmadım.Ancak şu son 2 yıldır,bizim 60 yaş üstünde kullanım ve internet gezinmesi çok arttı farkındayım. Gençlerden çok bizim dinazorlar elinden düşürmez oldu telefonları.Bir de kulaklıkla konuşma başlatınca, doyulmuyor tadımıza.Hele görüntülü konuşma tutkumuz anlatılır gibi değil. Don gömlek, dişsiz, peruksuz, yemekte yatakta herkes herkesin evinde artık.Samimiyet ve laubalilikte zirve yaptık resmen.Aniden gelen görüntülü konuşma çağrısı sırasında evin içindeki koşuşturmayı anlatmaya hiç kalkmayayım.Bir kaşını çizmiş, diğerini unutmuş kadınlar fırlıyor ekranlardan.
Çocuklarında,torunlarında kızdıkları ne varsa şimdi kendi yapıyor bizim takım.Eeee sen aylarca eve kapatırsan insanları bu olur işte.Gerçek delilere de gün doğdu,kimse hasta olduklarını anlamıyor,bakmıyor .Deliliğin değeri, dahilik gibi yerlerde artık.Bu yüzden delirmek bile istemiyor insan.Özelliğini kaybetti .Ama delirmeye yasak yok,isteyene serbest.Delir delirebildiğince.Zaten yalnız da değilsin.Seslen duyan gelir.
