DİYANET

Yanlış sözcükleri düzeltmek için ders çalışırken, çocukluğum boyunca bir sözcüğü  hiç doğru söyleyemediğimi hatırladım.Yanlış söylüyordum ama söylediğimi doğru sanıyordum.Yanlış olan, çocuk aklıma bana daha uygun geliyordu.Doğru olmalı diye inandığım, yanlıştı oysa. Beni hep hata yapmaya sevk eden sözcük DİYANET ti.Ben ilgisi olduğu için ısrarla ve inanarak DİNAYET der gezer, doğrusunu söyleyen olursa içimden bir de alay ederdim.Bana o kadar doğru geliyordu ki Dinayet demek.Çünkü hem din vardı, hem de ayet.Dinimizle ilgili bir kuruma çok uyan bu sözcük yerine DİYANET dendiğini,aklım erdiğinde zorunlu kabullendim. İlkokul sonrası,elimden tutarak beni  Kabakçı yayınevine götüren ve taksitle satılan kampanyalı ciddi kitaplardan kucaklar dolusu almama izin veren babam sayesinde çok okumaya başladım. Böylece hatalarımı gördüm,ufkum gelişti.Sözcük haznem zenginleşti.DİYANET sözcüğünü öğrendiğim gibi bu kurumun görevlerini de öğrendim.Son bir kaç yıldır bu kurum toplumu etkileyen hiç bir üzücü olayda sesini çıkarıp,günah haram,ayıp,demediği için ben çok üzülüyorum. Öldürülmüş bir kadın,tecavüz edilen bir çocuk,şiddet görmüş bir hayvan gördüğümüzde Diyanet İşleri Başkanlığının gümbür gümbür tepki gösterip toplumu eğitmesini çok istiyorum.Ancak yok ses yok.Sakız oruç bozar mı desek,EVET diye haykıranlar,köpeğin patilerini kesen,minicik çocukları öldüren sapıklara ses çıkarmıyor.Ben ismini doğru öğrendim de ne oldu.Ben doğruyu buldum,onlar yollarını kaybettiler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir