Dostum

Paylaşımlarımla ilgili yorumlarınızı okuduğumda ,ya da sizlerden dinlediğimde gerçekten içim içime sığmayacak kadar mutlu oluyorum.Ancak bu mutluluğa bir de utanç ekleniyor.Bu kadar övgü dolu sözleri hak edecek güzellikte bir şeyler yazabildiğime çok seviniyorum.Ağzı laf yapan,söze söz veren, hatta vitesten atıksam çemkiren bir insanım..Hani bazılarının çençen dediği tipim. Canım ister, muhatap kabul edersem laf altında ezilmem.Canım istemezse susarım gerek görmem.Yani kendimi dillede ifade edebilirim ancak yazmak başka.Çok küçük yaşlardan itibaren en başarılı olduğum ifade şeklim yazmak.Yaz dendiği anda zemberekten fırlamış gibi yüreğimden dökülüveriyor sözcükler.Bu o kadar ölçüsüz oluyor ki öğrencilik yıllarımda tüm edebiyat öğretmenlerim sınavlarda kompozisyonu kısa keseyim diye kağıt kısıtlaması getirdiler bana.Ne ızdırap çektim anlatamam size.Facebook ve instagramda da karekter kısıtlaması var.Yine işkence altındayım.Kısa ve öz yazmayı böylelikle öğrenebilirim belki.Bu satırları da öncekiler gibi okuyan SEVGİLİ DOSTUM,bana verdiğin değer için minnettarım sana.Duygularıma, düşüncelerime gösterdiğin ilgi için teşekkürlerimi sunuyorum.Her ne kadar çok dikkat etsem de ,4.25 gözlüklerimle göremediğim çok harf ve imla hatam oluyordur.Affola.Ben hayatta ve sende iz bırakmayı, anılarında yer almayı düşledim.Sosyal medyada bulunmamın bir amacı olsun istedim.Grafikler, gifler yaptığım dönemde onları sundum.Sağlık nedenleriyle onlara veda edince, en iyi yaptığımı yapayım istedim.Okuyucu kitlemin oluştuğunu görünce şaşırdım. Dilerim hayal kırıklığın olmam.Omuzlarıma yüklediğin bu tatlı göreve layık olmaya çalışacağımı bilmeni isterim.Sevgim sende kalsın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir