“Çocuksuz kadın eksik kadındır”diyecek kadar acımasız sözleri yöneticilerin ağzından duyduğumuz bu dönemde ben bu sözün aksine kendimi eksik değil tastamam,büsbütün sayalı uzun yıllar oldu.
Bu konuda ne kendime acıdım,ne bunu eziklik sayıp etrafımı bunaltım.Ne de zalimlik edip insanları kıskandım.Kendi yaptığımı değil başlarının yaptığını sevmek ve bakmak kaderimdir diyerek gerek aileme armağan edilen çocuklara,gerekse sıralara oturup kalplerini bana veren öğrencilerime anne şevkatiyle yaklaştım.
Yaşayıp bildiğimden değil yaşamayıp özlediğimden gönülden çok sevdim hepsini.Çocuklar hep benimle oldu.Onlar arkadaşım güvendiğim oldular.Kediyi,köpeği kendine yaren tutan annelerden farklı ben çocukları kendime yaren tuttum.
Sevmek,korumak,kollamak,sahiplenmek adına ne biliyorsam ve yüreğim ne istediyse onu yaptım.Hayatımın maddi manevi tüm zenginliklerini uğrlarına harcadığım evlatlarım oldu.Bir değil bin vermeye pazara kadar değil mezara kadar sevmeye çabaladım.
Onların hepsi karnımda değil kalbimde büyüttüğüm evlarım oldu.Kırmamak, üzmemek ve mutlu etmek için gayret ettim.Hiç yüksünmedim.Keşke demedim.İsyan etmedim neden diye sorgulamadım.Taki bu çağda yaşanan iğrençlikleri görene kadar.Minicik bir bebeği döven babaya baktığımda,yeni doğan bebeğini boğan anaya baktığımda isyan ettim.Bu evlatları bu canilere verdin de bizi niye arattırdın Allahım diye feryat ettim.Bana eksik kadın diyenler bunlara ne diyor,çok merak ediyorum.
Yaşadığım bu dönemden, bu dönemin yaşanmasına sebep olup izin veren herkesten nefret ediyorum.Dilerim tecavüze uğrayan minik bir kızın çektiği acıların,babasından yumruklar yiyen bebekten daha beter acılar sizi bulur.Dilerim analığın,babalığın değerini bilmeyen herkes telef olur.Sahip olduğu servetin kıymetini bilmeyen bu insanlar en büyük yoksulluklar içinde tarumar olur.
