Özgürlüğümün kısıtlanmasını,hele üstüne bir de eleştirilmeyi hiç kabullenemiyorum ben.Çok sabırlı ,hoşgörülü bir kişiliğim olduğuna inansam da eleştiriyi hiç kaldıramıyorum.Hemen savunmaya geçiyor,ağlamaya başlıyorum.Oysa bunun sık yaşandığı bir mazim yok.Ancak eleştiriyi olgunca karşılama gücüm zayıf benim.Bu yönümü çok kınıyorum.Kendimi bu konuda eğitmeye çok da çalışıyorum.
Genel olarak ben de kimseyi eleştirmem,sadece yanlışı kibarca söylemek göstermek gibi doğrucu davutluğum vardır.Bu huyuma bile çok kızıyorum.Bana ne,neden düzeltmeye çalışıyorum ki diye kendimi çimciklediğim çok oluyor.
Yakınlarım bilirler,işaret parmağımı sen sen diyerek kimsenin burnuna dayayıp dayılanmam.Hatayı,yanlışı yapan kişiyi incitmem.Hemen empati yaparım.Ben diliyle yorumlarım.Suçlamam,eksik aramam,kusur bulmaya çalışmam.Aynı hassasiyeti kendim için de hep beklerim.Çünkü eleştirildiğim an moral bozukluğum çok oluyor,hemen mahkeme kurup kendimi sorgulayıp duruyorum.Bu nedenle yıpratıcı bu dönemi tekrar tekrar yaşamak istemiyorum. Eleştirmem,siz de eleştirmeyin en iyisi.
Kendi bahçesinde dal bile olamamışların benim bahçemde meyveli ağaçlık taslamaları,hep çok üzdü beni.Bu nedenle insan ilişkilerime çok dikkat ettim.İnsanları terslemek,azarlamak hiç iyi bir meziyet değil.Bunu sıkça ve de bolca yapan insanlar hayli fazla çevremizde. Onlardan hiç hoşlanmıyorum.Çok uzun yıllar panik atakla boğuştum,kaygı bozuklukları yaşadım, heyecan,duygusallık ve mükemmeliyetciliğimi frenlemeye çabaladım.Kimseye değildi zararım, kendimi kalp hastası yaptım.Acıları ağrıları ben çektim çekiyorum.Bunları bildikleri halde hala beni eleştiren,tenkit eden,tersleyen kalbimi kıranlara karşı ben de kalben çok kırgınım.
Haddini aşan,beni enayi yerine koyanlar dışında kimsenin kalbini kırmadım ben.Siz de yapmayın bunu, hoyratlığınıza son verin kimsenin kalbini kırmayın, incitmeyin, eleştirmeyin.Hayat sadece size verilmiş bir armağan değildir,unutmayın.
