Türkiye’nin Güneydoğusundaki Şanlıurfanın Halfeti köyü yeryüzünde siyah güllerin yetiştirildiği tek yermiş.Diziye isim bile olmuştu hatırlarsınız.Geçen hafta yurdumuzda en az 4-5 bin adet endemik bitkinin yetiştiğini öğrendim.Karagül de bunlardan sadece biri.Belçika, Finlandiya gibi Avrupa ülkeleri ile İsrail ve nice memlekette bu sayı 1 veya 2 ile sınırlıyken ülkemizde yetişen ve sayıları binleri aşan endemik bitki türleri bizim zenginliklerimizden sadece birisi.İmrenilecek ne çok zenginliğimiz var kıymetini bilebilsek.Bizden başka herkes bu değerin farkında bir bizler ayılamadık hala.Çünkü biz birbirimizin gözünü oymakla meşguluz ve günaysın,aymasın gibi kocaman dertlerle uğraşıyoruz.Neyse yine zemberekten çıkmayayım ben.Endemik servetimizi dinlerken uzman kişinin ağzından birden fark ettim ki ben de çok endemik yapıya sahibim.Dünyada sadece ve sadece Türkiyede olan bir türüm.Neslim tükendi de ben kazara mı buralarda kaldım,yoksa karagül gibi sadece bu topraklarda mı yeşerdim bilmiyorum.Ancak bildiğim bir gerçek varsa kıymetim pek bilinmiyor.Fırsatını bulan lafı kakıyor,hak ettiğime inanan azarlayıp, tersliyor. Heykelimi diken yok,ödülümü veren yok.Endemik olsan ne fayda.Memleketim gibi değerimiz anlaşılmadı gitti.Endemikim ya, sarıp sarmalasana beni pamuklara.Etrafımı çevirsene kırmızı kordonlarla.Edimikim diyorum duymuyor musun?Kalbimi kırmasana!Endemik;Bilmiyorsan google da ara.
ENDEMİK
