Eylül

Sezen Aksunun “Haklılığımı bile haksızmışım gibi mahçup yaşadım sözü geliyor dilimin ucuna.Neden ben böyleyim.Neden hep susmalara saklıyorum kuzgınlık ve kırgınlıklarımı.Düşünüyorum da değil yazmak,konuşmak bile gelmiyor bugün içimden.Ancak hiç şaşırtmıyor bu durumum beni.Tanıyorum, biliyorum bu halimi çünkü.Elime bir makas almış umutlarımı, heyecanlarımı budar gibiyim.Ben her mevsim aşık olurum diyen şarkı sözü gibi ben de her Eylül böyle olurum diyorum.Eylül gelince yaz bitti diye panikler,göç başlayacak diye korkar yalnız kalacağım diye hüzünlenirim…”Yalnızlaşmışız iyice,
üstelik de alışmışız.
Hiç beklentimiz kalmamış,
dosttan bile” diye yine Sezenin diğer bir sözü yuvarlanıp geliyor klavyemin aralarına.Hiç sevmediğim bu şarkıcı neden rahat vermiyor bugün bana?Demek ben suskunum,bezginim,sıkılmışım,yorgunum, ve neşeli zamanlara özlem doluyum.Üstelik bir de Eylül gelmiş kapıma dayanmış.Öğrencilik günlerimden mi,öğretmenliğimden mi gelir bilmiyorum ama Eylülü sevmiyorum ben.Yaz bitti,haydi okula,evlere der gibi telaş düşürüyor yüreğime.Oysa güzel olurdu Eylül.Serin sessiz,romantik,duygusal ve tenha.Balıkçıların yasakları kalkacakmış Eylülde.Balıklar tablalarda horon tepecekmiş.Kalabalıklar azalacakmış.Huzur gelecekmiş güne,geceye.Deniz ölecekmiş, kıpırdamayacakmış.İnceden tatlı tatlı esecekmiş rüzgar.Bana ne bunlardan baba ne?Ben Eylüle küsüm onun haberi bile yok.Alpayla haber yollamıştı Eylül. Gel demişti.Eeee geldik de ne oldu ?Kandırıkçı,kalleş Eylül.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir