Gün Olur

Sokağa çıkamadığımız günlerde aç kalmayalım diye normalden biraz daha fazla aldığımız  ürünleri bozulmadan,küflenmeden tüketmek için yoğun bir çaba içindeyim.Bu nedenle obezite tarihine adımı altın harflerle yazdırmaya dolu dizgin devam ediyorum.

Bununla kalsa yine bir şey değil.Bir de güvercinlerin özel hayatlarına karışıp,onlara da yemek seçenekleri sunuyor kahvaltılarını hazırlıyorum.Güvercinlerim kocaman oldu havalanıp uçamıyor gurk gurk ses çıkarıp duruyorlar.Hani bebek mi göbek mi tekerlemesi vardır ya ,ben güvercinler için bu ihtimaller arasında kalmış durumdayım.Kocaman göbekleri oldu çünkü.

İki canlı olduklarını sanıp yedirip duruyorum.Fazla aldığım ekmeklerden bir kaç dilim buzdolabında tencere arkasında kalınca görmemişim daha önceden.Fark eder etmez hemencecik minnaklara kahvaltı olsun diye ufaladım.Koydum camın pervazına.Perdeyi de çekip yavaşca izlemeye başladım.Alışılmış hareketleriyle her sefer ki gibi önce biri geldi etrafı bir kolacan etti.Durdu bekledi.Sonra arkadaşlarına seslendi 2 tane daha kondu camın önüne.Hiç biri yemedi.Bakındılar gezindiler.İçlerinden biri tattı yedi ekmek tanesini.Beklediler yine .Sonra hepsi yemeğe başladılar.Taki 2 kara karga pervaza dalış yapana kadar.Güvercinlerden biri pırlayarak uçup kaçarken,iki tanesi kargalarla bire bir dalaşa girdi,hayvanları yaklaştırmadı ve tek lokmalarını yedirmediler.

Sonuç:kargalar güvercinlerden korkuyor kesin bu.Pırlayarak kaçan kuş savaşan iki güvercinin çocuklarıydı onu eve yolladı ana baba.Ben de bayat ekmek kalmadı.Bugün bayramın 2. günü evde hapisiz.
Kimi zaman birinin eskisi bir başkasının yenisi,kimi zaman birinin artığı birinin ana yemeği olur.Hayat işte sadece budur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir