Memleketle ilgili ya da havadan sudan bahsettiğim günlük yazılarımdan daha çok kendi özyaşamımla ilgili yazdıklarımın sizleri daha çok eğlendirdiğini görüyorum.İşte bu beni çok mutlu edip sevindiriyor.Azıcık da olsa sizleri gülümsetebilmek,bir iki dakikalığına düşüncelerinizden uzaklaştırabilmek bana da huzur veriyor.
Keşke tersi olabilseydi. Memleket güldürse,dostunuz olarak ben düşündürseydim.Ben duygusal, ben karamsar takılsaydım siz bana höt söt düt deseydiniz.Olmadı ne yapalım.O zaman görevden kaçmayacak ben merkezli satırlara devam edeceğim.Dilerim bencillikle suçlanmam.Hep kendini anlatıyor denmez.Aslına bakarsanız,niyeti kötü olana kalırsa her şey kabahat olur zaten.
Cemrelerin adreslerine ulaştığı günlerden sonra,bizi hatırlayan güneşe vefasızlık etmeyeyim diye sabahın erken saatlerinde sokağa çıkıyorum.Elbette ilk hedefim İslami marketler oluyor.Kapı önü sıra olmuş insanları seyretmek, aralarına karışmak, açılan kapılarla hurra içeri girip ürün kapışmak müthiş heyecan veriyor bana.Haftanın istisnasız bir kaç günü bu etkinliklere katılıyor ve çok eğleniyorum.Her ne kadar hiç ilgimin, ihtiyacımın olmadığı bazı eşyaları gaza gelip alarak eve getirsem de Yılmıyorum.Market torbamı boşaltınca bakıyorum abuk sabuk eşya dolu.Ama olsun bu da vatana hizmet sayılır.
En güzeli ise pembe renkli 2 örgü yumağı ve 1 şiş için iki kadının kapışmasını izlemek.Etraflarında halka olup, fikir üretmek ve cık cıklamak harika.Bu sabah da
market çalışanı, kapıda bekleyenin birinin gazabına uğradı.Adam arkada oğlan önde market içi yarım tur atıldı.Bağrış çağrış araya girenler adamın elinden aldı çalışanı.Çocuk gözleri pörtlemiş halde geçti kasaya.
Sanki bedava dağıtıyorlar gibi muhteşem kapışıyoruz.Adamlarda bizle kafa buluyor olmalılar ki az sayıda getiriyorlar ürünleri. Kapanın elinde kalıyor kapamayan hırslanıp öbür şubeye koşuyor.
Market bacılarımla sözleştik yarın daha erken gidip sıra tutacağız market önünde.Bilmiyorum nasibime ne düşecek göreceğiz.

