HOŞÇAKAL

Bu sabah vedalaşmak için deniz kıyısına gittim.Biriktirdiğim ekmekleri balıklara attım.Suyun yüzeyine atlaya, atlaya karınlarını doyurdular.Bakıyorum herkes kedi,köpek peşinde onları beslemekle mutlu oluyor. Bari ben de balıkların karnını doyurayım dedim.Aslına bakarsanız acemi oltacılar balık türünü obez etti ama,ben de şansımı denemek istedim.Denizi,balıkları izlerken bir ara çok yakın oldugumuz ama nasıl koptuğumuzu bile hatırlamadıgım insanlar geldi aklıma.Mutlaka sizin de vardır böyle tanıdıklarınız.Bir ara tek dilim ekmeği bölüştüğünüz,çok sevdiğiniz ama sonradan selamına hasret kalıp,adını unuttuğunuz kişileriniz olmuştur.Hayat ne garip oyunlar oynatıyor bizlere.Bir dönem hayatınızda  özel ve önemli olanlar,en yabancılarınız oluyor birden.Uçsuz bucaksız denize bakıyorum. Bizlerin çarşaf gibi dediğimiz türden, hiç kıpırtısı yok.Ekmek kapmaya gelen minik balıklar küçücük halkalar oluşturuyor. Aynı hayatımızda var olup şimdi olmayan insanlar gibi balık halkalarının da izi yok olup gidiyor.Ben de gidiyorum buralardan.Komşum Zuhal ablanın ben gidiyorum diye ağlaması çok üzüyor beni. Sevmiyorum gitmeleri, ayrılıkları vedaları.Sana da veda etmiyorum deniz.Seni yine özleyeceğim.Dilerim tekrar gelmek,dostlarımı görmek ve hepinizle kucaklaşmak nasip olur.Lütfen unutulanların içine yazma adımı Altınoluk.Çağırırsan gelirim.Şimdilik aynı suda ıslandığım,aynı güneşte havlu kuruttuğum herkese sevgiler,
selamlar,teşekkürler.Hoşçakalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir