“İnsanları en iyi seyahatte,kötü günde ya da aynı masada yerken içerken tanırsınız” derdi büyüklerimiz.Uzun zamanları paylaşıp,ortak alanları kullanıp, işin ucu paraya dayanınca gerçek kimlikleri ortaya çıkarmış insanların.Kişi kendini saklamayı başaramazmış oralarda. Mış diyerek anlatım yapmamın sebebi bunu ben demiyorum. Diyenlerden alıyorum. Ama çok acayip bir çoşkuyla doğruluğuna inanıyorum.Haydi dur deneyeyim demeden,test etme gayreti içine girmeden bu iddaların doğruluğunu ispatladım ben. Peşin hükümlü olmak istemiyorum. Ama gene büyüklerimiz haklı diyorum. Seyahatte beraber yerken,içerken gerçek kimliğini tanıyıp hayal kırıklığına uğradığım insanlarım var benim.Ne yazık ki var.Cömert sanıp varyemez amcanın ailesinden geldiğini öğrendiklerim gibi.Bir daha senle gezersem davul olayım dediğim huysuzcuklarda var.Ancak insanları tanıma fırsatları içine bir madde de ben eklemek istiyorum.Bunu da bir büyük olarak gençlere ben öğreteyim. Arkadaşlar, güzel bir şey yapın mesela.Başarılı olun.Övgüler alın.Taktir toplayın.Cesaretlenip bir eser üretin ardından. Sonra ürünü koyun ortaya,üstüne fiatını yapıştırın. Sonra geçin karşısına olanları seyredin.İnsanların alacasını görün.Kimde ne numaralar ne hasetlikler,ne cimrilikler varmış tak tak yakalayın. Yakalamak üzer mi sizi?Evetse,yapmayın o zaman.Saf kalmak,kendi doğru sandıklarına inanmaya devam etmek iyidir devam edin.Mutlu, başarılı, zamanlarda insanları daha iyi tanımanıza yardımcı oluyor,inanın bana.
Dikkat
