“Kimsenin hikayesine gülme. Yol uzun ve seninki daha bitmedi”.Bu sözü kendime hep hatırlatırım.Bu nedenle de hayatımın hiç bir anında alay etmek,küçük görmek amacıyla insanlara bakmadım.
Bu içerikli çok söz bildiğimden olsa gerek,korkarım başıma geleceklerden.Ben başkalarının öyküleriyle oyalanmaktan çok kendi öykümü iyileştirmenin peşindeyim zaten.
Bakıyorum ne çok hikaye ne çok acı ne çok mutluluk var etrafta.İnsanlar kalemi ellerine geçirince yazıp duruyorlar.İstikbal ve ikbalin tek başına sahibi kendileriymiş gibi pervasız, arsız ve doyumsuz yazıp duruyorlar. Bu yazanların bazıları hikayelerini hayal kırıklıkları ve pişmanlıklarla sonlandırdılar ne yazık ki.Ne oldum değil, ne olacağım diyenler ise daha sade sonları yazdılar kendileri için.
Her ne kadar ahlaklı,erdemli,kalbi temiz bir insan ve inanan olmayı hedeflesem bile kimi insanların yaptıkları, yaşattıkları nice kötü sebep için kendi hikayelerinde uzun uzun pişmanlık sayfaları olmasını çok istiyorum.
Ummakla kalmayıp duymak, duymakla kalmayıp gözlerimle görmek istiyorum kimi insanların pes edişini.Kulaklarım, gözlerim ve gönlüm bayram etsin istiyorum.Birilerinin kötülüğünü istemek azmi ve niyeti değil bu. Ben söylemiştim,ben anlatmıştım demek için. Değer bilmeyene değerliyi göstermek için.Masum bir dilek işte.Can yansın isteği değil.Öz yaşamda,mesleki hayatta,siyasi tercihlerde,insan ilişkilerinde haklı çıkma arzusu sadece.
Mevsimi geçen diziler,modası geçen giysiler gibi hepimizin hikayesi eskiyor.John Steinbeck “Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben…Biz artık geçmiş zamanız.”Demiş.Haklı ünlü yazar,biz artık geçmiş zamanız.
Çalakalem yazılmış hikayelerin başarılı veya başarısız kahramanlarıyız. Yeniden başlamak,hep güzeli yazmak şansımız yok artık.Keşke yapmasaydım,iyi ki yaptım düşünceleri arasında gidip gelen yolların yolcusuyuz.Ve ben bundan sonraki yolculuk günlerinizde gerek kendiniz gerekse vatan için mutlu bölümler yazmanızı diliyorum.
