KURU FASULYE

Kucağına koyduğu yuvarlak tepsi içindeki pirinçleri tek tek ayıklayan ve ayıklanmış pirinçlerin konduğu bez torbayı doldurmaya azmetmiş adam benim babamdı.Emekli olduktan sonra tamirat,alışveriş gibi işlerinin yanısıra taşlı pirinçleri taşsız ve temiz hale getirmeyi çok severdi.Toptan alınmış bir çuval pirinci hiç üşenmez pişirilmesi için ayıklardı.Ne sabırlı adamdı.Annem dikiş diker,babam bakliyat ayıklar dururdu.Nohut kuru fasulye,mercimek ve benzeri mahsuller hep ayıklanırdı o zamanlar.Ayıklamadan pişirsen ağzında diş kalmazdı çünkü.Çakıl taşı büyüklüğünde taşlar gezerdi çuvallar içinde.Çuvallar diyorum,hep çuvalla alınırdı bu tip şeyler.Soğan gibi,patates,toz şeker gibi.Satıcıların üç kağıtcılığı mıydı bu taşlar bilmiyorum. Terazide ağır çeksin diyemi ürünlere karıştırılıyordu. Kimbilir. Ama taşsız yemek pişirmek sanattı o zamanlar.Şimdi hatırlıyorum da pirinç ayıklanınca güzel bir pilavla yanında onun ikizi kuru fasulye pişerdi evimizde.Evde varsa turşuda soframızı mutlaka süslerdi.Babam güzel ayıklar, annem enfes pişirirdi.Pilav üstü kuru,ya da kuru yanı pilav gibi seçenekli masamızda tek nir pirinç tanesinşn değeri vardı.Tabağımızda bir tane bile pirinç bırakmazdık.Bizim yıllar önce itibar ettiğimiz pirinç ve fasulye bugün zengin yemeği olmuş.Artık orta direğin sofralarından çekilmiş. Bugün kuru fasülyenin kilosu 42 lira olmuş.Kuru ya, şu bizim kuru!Bayıla bayıla yediğimiz,ucuz diye tercih ettiğimiz, kuru fasulye artık evimize giremeyecek,soframıza konamayacak.Bu fiatlarla imkansızlaşıyor bu.Çuvalından geçtik bir poşetine hasret kalacağız bu yiyeceklerin.Yanarım yanarım, bir kuru kadar değer görmedik emekliler olarak şu memlekette. Kuru fasulye sınıf atladı,biz çakıldık,yine burun üstü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir