Akşam saat 18.00 de günün son yemeğini yemek gibi, kimi insanları şaşırtan kimi doktorları mutlu eden bir huyum var benim.
Gençlik zamanlarının baba kaynaklı alışkanlığını genelde terk etmedim.Özel durum ve yerler hariç erken yemek yemek,beni rahatlatıyor.
Yatarken, mide şişkinliği ve hazımsızlığı yaşamıyorum çok şükür.Elbette bu kadar erken yiyip mümkün olduğunca bir daha atıştırma yapmamaya direnince, sabah gözüm dönmüş olarak uyanıyorum.
14-15 saat aç kalınca yataktan deli danalar gibi fırladığım açıktır.Önüme ne geçerse yiyecek halde oluyorum.Masa sandalye bile kaçıyor benden.
İki lokma yiyip ayılıyorum.
Sonra gelsin ilaçlar, etkinlikler.Bu ara yürüyüş ve plates egzersizlerine başladım.Aman halimi görmelisiniz bir kulvarlara, bir yerlere kendimi atıp duruyorum.Plates bandımı bir çekiyorum,tüm kuşlar sapan çekiyorum zannedip pıırrr uçuşuyorlar.Atletik olmak bu işte.Siz beni titrek Hayriye sanmaya devam edin.Savururum valla hepiciğinizi.
Türkiye gündemini çok sıkıcı buluyorum bugünlerde. Kaybolan gazeteciler, zamlar,atışıp tutuşup tepinmeler boğuyor beni.Bu nedenle bu sabah serbest takıldım.Bilin bakalım Aytülcüğünüz güne nasıl başlıyor.
Yazılarımı instagramda devamlı yazıp biriktiriyor ve sonra facebookla eş zamanlı paylaşıyorum.Ancak son bir aydır devamlı olarak instagram çökmesi yaşıyor ve arşivlediğim yayın bekleyen tüm yazılarımı kaybediyorum.Yemişim bu telefonu diyeceğim ama kahvaltımı da yapmıştım.
Bu sabahta tüm yayınlanmamış yazılarımı kaybettim gene.Gün gün alın terimle yazdığım yazılarımı çaldı instagramım.Adi velet.
Hayattan geçtim instagram bile bana atacağı kazıktan vazgeçmiyor.Ne istiyorsun belalım benim yazılarımdan.
Lanet olsun ona, buna, şuna..
OHHHH acıcık rahatladım.
