Mandal leğen

Eskiciler geçerdi mahallelerimizden.Eskiler alır mandal,plastik eşyala verirlerdi yerine.Annelerimiz, babamızın pantolonun popusu erise de eskiciye verip yerine kova alsam  diye hayal ederlerdi.Giysim eskidi demeye korkardık evde.Çünkü hop elimizden hemen alınır tamirat ve tadilat görülebilirse giyilmeye devam edilir.Umut yoksa eskici arabası beklenirdi.Önceleri hep tahtadandı mandallar.Şimdiki gibi rengarenk mandaları nerede bulacan.O zaman şimdiki yöneticilerimiz yok ki renkli mandalı getirsinler ülkeye.Bir mahrumiyet sormayın.Nazik ellerimiz hep inciniyordu tahta mandaldan.Sonradan ben de bir renkli mandal hevesi başladı. Aldım aldım.Tek çamaşırın iki ucuna illaki aynı renk mandal takmaya çabaladım.Sarıysa biri sarı olacaktı öteki.Sonra dedim bak Aytül cıs ehhh kaka bu işler, bırak mandalların yakasını rengarenk takılsınlar.Mandal veya kova veren plastikci eskiciler emekli oldu birden bire.Yerine hurdacılar türedi. “Eskiler alıyorum,eski şohbenler sobalar,masalar” demeye başladılar.Şöyle yemek üstü bir kestireyim demek mümkün değil.Sahneye çıkmış şantör kıvamında gırtlak nağmeleri yapıp geziyorlar kamyonetlerle.Tek umudum kaldı,hurdacıların yerine eskiyen koca,dırdırcı kaynana,nemrut kadın, azgın gelin,kıskanç baldız, deli görümce,  höt höt kaynata gibi huzur kaçıran unsurları alan eskicilerin çıkması.Kafanı kızdıran eskiyen ne varsa vereceksin oh ne güzel.Yerine de mandal vs alacaksın.Belki yeni modellerle değiştirirler de.Kulağım dışarda olacak hep. Belki bir gün biri  eskiyi ver;yeniyi al diye bağırıverir.Önce ben duymalıyım bizim evde. Yoksa yandı gülüm keten helva.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir