Son haberlerde Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde bazı yerlere meteorlar düştüğünü duyduğum anda aklıma hemen çok eskiden görme fırsatı bulduğum meteor çukuru geldi. Erzurumda görev yaptığımız genç yaşlarımızda her fırsatta civarı gezer, yeni yerler görmek isterdik.Oralarda terör yoktu o zamanlar.
Yine bu isteğimizin sonucu bir fırsat yaratmış Ağrı ve Kars çevresini gezmiştik. Ağrı dağını, İshak paşa sarayını,Doğubeyazıt meteor çukurunu,Gürbulak sınır kapımızı ve daha bir çok güzel yeri görmüştük.İran sınır kapımıza 2 km uzaklıktaki Doğubeyazıt meteor çukurunun dünyanın 2.büyük çukuru olduğunu, 1920 yılında düştüğü söylenen çok büyük bir göktaşının oluşturduğunu hatırlıyorum. Taşın boş bir alana düşmesi mucize olmuş, iyi ki yerleşim yerlerinin üzerine düşmemiş diye düşünmüştüm. Hayretle çukuru incelemiş,etrafında dönüp durmuş ve inanmakta haylice zorlanmıştım.Bugün hatırladığım o güne dair bir diğer anı ise,Doğubeyazıttan büyük bir hevesle alıp resimler çektiğimiz fotograf makinasının içine filmi doğru takamadığımız için tüm emeklerin boşa gidişiydi.
Şimdilerde resim çekmek oyuncak hepimiz için.Ancak hayat da bizi oyuncak yaptı kendine.Gelmeyen, düşmeyen kalmadı başımıza.Allah beterinden saklasın.Ama uzaylılarla da tanış olsak tamamlansak bari.Çiçek ve şekerlerini alıp kapımıza dayansalar da bitse tüm işkenceler.Aa bak yine bitiyor yazım.Yerim olsaydı sınırdan siyah çarşafla geçen İranlı kadınların bizim ülkemizdeki hallerini size uzun uzun yazardım ama buraya sığmaz çok yazık.Ona da bir gün sıra gelir inşallah.
