Okumayı severim.Her zaman okuyacağım en az 2 veya 3 kitabı alır sıraya koyar okurum.Çok okurum ama her bulduğumu okumam. Sevdiğim konular,seçtiğim yazarlarım vardır.Takıntılı bir yanım var bu konuda.Bir kaç yazarın hastasıyım.Yaşayan bir yazarsa okumaktan zevk aldığım,her kitabını alır, okur,saklar yeni kitap çıkarsın diye bekler dururum.Okuduğum kitap beni sakla demezse, çok rahatlıkla armağan eder,başkalarının da okumalarına destek olurum.Beni sakla derse,kimse elimden alamaz.Gerçek olayları ve kişileri ele alan kitaplar çok etkiler beni. Anılar,hayat öyküleri okuma tercihlerimin başında gelir.Mesela mübadeleyi konu alan ne kadar roman varsa okumaya çalışırım.Lozan antlaşması sonrası Türkiyedeki Rumlarla,Yunanistandaki Türklerin mecburi yer değiştirmesine,bu göç olayına mübadele deniyor.İşte beni bu dönem, göç sırasında yaşanan sıkıntılar ve insanlara uygulanan zulüm çok sarsar.Tüm mal varlığını ,sevdiklerini, topraklarını bırakıp yeni bir ülkede yaşamak zorunda bırakılan insanların sızısı canımı yakar.Rumların da, Türklerin de karşılıklı yer değiştirirken çektikleri acılar sözcüklere sığmaz.Bu içerikte kitapları okuduğumda hep bugünkü halime şükrederim.O dönemleri düşünüp hayal ettiğim de bugün bizlerin içinde bulunduğumuz zamanın şükürlük yanlarını görebiliyorum.Hayat,her devirde insanlara büyük sıkıntılar,gözyaşı,işkence,zulüm yaşatıyor ne yazık ki.Savaşlar,felaketler,göçler,hastalıklar tarihin her döneminde var olmuş.Ülkeleri yöneten zalim yöneticiler,milletlerin kaderlerini değiştirmiş. Yahudi diye,müslüman diye,zenci diye,boşnak diye ne çok acılat yaşadı insanlar.Bir olayın,bir kişinin insanların alın yazısını değiştirmesi veya yazması ne kadar acı.Of.
MÜBADELE
