Pamuk tüccarı Earle Dickson , mutfakta sürekli elini kesen eşi için 1920 yılında yara bandını icat etmiştir. Bu bilgiye ulaştığım anda eşimin ne çok fırsatı kaçırdığının ve bu yüzden zengin olamadığımızın farkına vardım.Elinde ve evinde dünyanın en sakar, yalapşap iş yapan kendini yaralayan bolça eşya kıran bir kadın varken sen şu pamuk tüccarı kadar bile olamadın be adam diye hayıflandım.Bu yara bandı ve tüm sağlık malzemesinin icadı sana yakışırdı hakimciğim.Ama sen vaziyete hakim olurkene zenginlik elden gitti,genel kültür kitaplarına birlikte gşremedik.Oysa denek canlı kanlı görev başındaydı.Mesela lavabo altındaki dolaba kafa atan kadınlar içi yarı açık bir kaskın icadını senden beklerdim.Ya da perde asarken çıktığı merdivenin tepesinde asılı kalan kadınları indirmek için asansör yapabilirdin.Bunlar da çok tecrübeliydin çünkü.Ama kaçtı fırsatlar kaçtı.Pamukçu götürdü parayı.Araba bagajına bavul koyarken,bagajın içine düşen kısa boylu kadınlar için çekme halatı icat etsen çok büyük dertten önce sen kurtulmaz mıydın?Of hem olayı yarat hem yaratıcı fikirler üret çık yorucu oluyor.Ben aksiyon kadınıyım her davranışım bir olay ve facia.İlhamı benimle yaşayanlar kullanacak.Ben herşeyi yapamam ki canım,aaaa yok artık,onu da ben yaparsam siz niye varsın.Hem icat micat yapamıyorlar,hemi de laf ediyorlar.Kim mi laf ediyor,bilmem bir gün biri eder diye peşin peşin kafa tuttum ben …
MUCİT
