Şimdi sorumluluğumda olmasa da yılların alışkanlığıyla,okullara ve öğrencilere uzun uzun bakarım ben.Tenefüs saatine denk gelmişsem, okulun bahçesini göreceğim bir yerde durur seyrederim.Okul ve yönetimi hakkında bilgi edinirken, hasret de gideririm.
Özlemle ilgisi olduğu gibi bunun, merakla da ilgisi var sanırım.Hem bu gözlemlerimde, hem de ailemde şahit olduğum kadarıyla okul çantaları küçük yaşta öğrencilerin ki de dahil olmak üzere, hala çok çok ağır.
Kendi taşıyacak yaşta olanlar çanta taşırken kesin fıtık olacaklar.Çok üzücü bu durum.
Okula kendi başına gidip, gelecek yaşta olamayanların çantaları ise çocuğu okula götürüp,getirenlerin ellerinde veya sırtlarında.
Torunlarını okula bırakıp, alan anneanne babaanne ve dedelerin çantaları sırtlarına asıp torunlarıyla el ele yürümeleri çok hüzün veriyor bana.Ayrıca çok hoşuma da gidiyor bu tablo. Ablamın torununu okulagötürürken, alırken çantayı sırtına asması çok tatlı oluyor.Annelik sonrası babaannelik,anneannelik fedakarlığı sevgisi bu.Ablamın, kırmızı mavi örümcek adam sırt çantası ile yollarda yürümesine bayılıyorum ben.
Daha bu sene okula yeni başlamış miniklerin çantaları bile çok ağır.Neden tüm kitap ve defterler çocuklarla birlikte okula gidip gelmek zorunda anlamıyorum.Buna nasıl engel olunur onu da bilemiyorum.Ancak her şey okulda dolaplarda kalır ve götürüp getirme ortadan kalkarsa çocuklarımız rahatlar. Ben görev sürecimde hep bunu hayal etmiştim.Olmadı olmadı.
Bu düzen bizim ülkemizde böyle devam edecek,çantaları büyükler taşımaya devam edecek.
Oysa seyrettiğimiz filmlerde göruyorum yabancı ülkelerde, öğrencilerin özel dolapları var her şeylerini koyup çıkıyorlar.
Neden bizim çocuklarımız yüklenmek zorunda hep yükleri ve hayatı.Daha minicikken hayatın içinde ezilip yoruluyorlar.Benim öğrencilerimde atlaslarını, ansiklobedilerini yükler gelirlerdi okula çok üzülürdüm onlar adına.Çok ağır taşıyorlar diye.Dolapları olsa koysak içine diye hayıflanırdık.
Devlet okullarında bu imkan şimdi de yok, ancak belki özel okullarda vardır.Ben girip incelemedim.Bizim evlatları ödevle,yükle ezmek en nefret ettiğim işti.Ama yapmak zorunda kaldığım da bir durumdu.
Değişsin artık bütün bunlar.Çocuklarımız yaşlarının tadına varabilsinler artık.
Öğretmenim Ya Susmam
