Azra Kohen in Gör Beni isimli kitabının 218.sayfasının son satırında “sevgi kesinlikle bulaşıcı”diye bir cümle okudum.Kendisine köfte uzatan bir el yerine,başını okşayan bir eli tercih eden aç bir kedi örneğinden hareketle bu karara varmış yazar.
❤
Benim üzerinde düşündüğüm bir konuydu bu. Sevginin çocuklukta geçirdiğimiz bulaşıcı hastalıklar gibi bilenden bilmeyene geçmesini umut ettim ben de. İnsanların mutlaka tatması,bilmesi yaşaması,yaşatması gereken bir hastalık olmasını ama tedavisinin bulunmamasını ne çok isterdim.Bu hastalığa tutulan bir daha kurtulamasa ve herkes sevgiyle yaşasaydı keşke.Sevgisize dokunup sevgi transfer edebilseydik ne güzel olurdu.
💚
Sevgiyi bilmeyen, sevmemiş sevilmemiş ne çok insan var hayatta.Gözlerindeki nefretten, davranışlarındaki şiddetten belli oluyor bu.Sevgi dolu bir ortamda yaşayan insanlardaki sakinlik ve huzur yok hiç birinde.Hep bir kaygı hep bir mutsuzluk içindeler. Etraflarına da olumsuz duygular yaşatıyorlar bu yüzden. Gözlerinin içi hiç gülmüyor sevgisiz insanların. Kibir,kompleks, kıskançlık, fesatlık,intikam isteği dolanıyor duygu dünyalarında.Açlar; sevilmeye, düşünülüp özlenmeye. Anneden babadan, kardeşten, eşten dosttan ve tabii ki evlattan sevgi görmemiş insanlar için hep üzülürüm ben.Dokunsam bulaşsa keşke sevgim onlara derim.
💛
Sevmeyi, seveni, sevilmeyi, sevgiyi severim ben.İnsanların en büyük en doyumsuz enerji kaynağıdır sevgi.Sevgi açlığı,mide açlığından daha ağır ve etkileyici bence.Sevgi bulaşıcı değil ama sevgisizlik bulaşıcı mı acaba?
💙
Ben yıllardır süren yazarlık serüvenimde bunu çokca dile getirmek için çırpındım.9/8lik figürler bile yaptım dahası herkesi içten dürüst ve kocaman sevgi dolu bir yürekle sevip kucakladım.
Ben size sevgi bulaştırmaya çok çabaladım.BULAŞTI MI?
Sevgi Transferi
