Sıcak çok sıcak

 

 

 

Hani dün dedim ya sıcakları sevmiyorum diye.Neyse biraz esinti başladı da azıcık,rahatladım.Aslında yakından tanıyanlar bilir beni, dünyayla alıp veremediğim yoktur.Donkişotluk yapıp değiştiremeyeceğim konular için savaşlara girmem. Arasıra asileşip, isyanlar çıkarsam bile, genelde kendimi ve çevremdeki kişileri oldukları gibi kabul etme olgunluğunu gösterebilirim. Görgüsüne, kültürüne bakıp adam seçmem.Fakat olgunluğumun sınırı toplumsal hayat içinde yer alan bazı kişileri görünce bitiveriyor.Toplu yaşama kurallarından,başkalarına saygıdan habersiz insanların vurdumduymaz ve terbiyesizce hareketlerine çok kızıyorum.

Bu hareketler bağıra bağıra konuşup çevreyi rahatsız etmek olabilir.Ya da elindeki çöpü yere atmak olabilir. Pervasızlığa, ahlaksızlığa tahammülüm hiç yok maalesef.Mesela yediği çekirdeklerin kabuğunu oraya buraya savuranları; duvardan yere, yerden tavana vurasım geliyor.Parkları, sahilleri,sokakları gelişi güzel kirletenlere gıcık oluyorum.Arabasının içinden dışarı pet şişe atanların beynine mermi sıkasım geliyor.

Bu kafadaki kişileri ya çifliklerde toplayıp eğiteceksiniz ya da kafese sokup fıstık atacaksınız.O kadar insanlıktan uzak olduklarını düşünüyorum çünkü. Evinde çöp kovası kullananların evlerin dışındaki her yerde çevreyi doğayı kirletmesini hoş görmek mümkün değil. Şehirde,apartmanda yaşamaya layık olmayan ve kuralları bilmeyen,kendinden başka kimseyi düşünmeyen insanlar çok üzüyor beni.Özgür olmak her istediğini yapmak değildir ki. Bulunduğumuz yaşadığımız yerlerin kurallarını bilmek ve uygulamak zorundayız.Dondurma çubuğunun, sakız kağıdının,kayısı çekirdeğinin,incir kabuğunun oturduğum bankın altında ne işi var? Allahını seven bir kul buna yanıt versin ne olur.
İnsan gibi yaşayıp,insan gibi yaşatmak,insana yakışır davranmak bu kadar mı zor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir