Damak lezzetine güvenen,gurmelik iddasında bulunan, yemek yapmanın ve yemenin sanat olduğuna inanan bir insan olmadım ben.
Ülke mutfaklarına, merak duyup inceleme de yapmadım.Gidebildiğim ülkelerde aç kalmadım.İçinde domuz eti olmayan yemekleri seçip, yiyebilmeyi başardım.Hiç bir ülkenin yemeklerini merak etmiyorum.Sadece
Doğu Asya mutfakları içinde lezzetiyle ilk sırayı alan japon yemeklerini bu ülkeyi çok sevdiğim için tatmayı hayal ediyorum.
Son yıllarda bu yemekleri yiyebileceğimiz restoranlar, ülkemizde de açılmış olmasına rağmen ben henüz cesaretlenip gidemedim. Dünya’da hayranlık duyduğum tek ülkedir Japonya.Görebilmeyi çok çok isterdim.Gençlik yıllarımda evimin tüm duvarları japon tablolarıyla süslüydü.Japonları da çok severim.
Ülke mutfakları; Ülkenin ulusal karakterini,lezzet tercihlerini,estetik anlayışlarını anlamamıza yardım eder, bu nedenle bir ülkeyi tanımak için, o ülkenin yemeklerini yemek gerekir diyorlar.Japon yemeklerinde yağ ve baharat az kullanılırmış.Tuz asla kullanılmazmış.
Genelde, sağlıklı ve uzun yaşama ilkesi önemsenerek yapılan nice yemeğin içinde pilav ilk sırayı alırmış.Kahvaltıda bile,çiğ yumurta ve şusi sirkesiyle tatlandırılan pilav yenirmiş.
Batı ülkeleri yemekleri çatal, bıçak, kaşık kullanarak yerken, uzak doğuda chopstick denilen çubuklarla yeniyor.Tutmayı becersem bu çubukları, karnımı doyururum desem inanmayın bana.Çiğ balık ve diğer deniz ürünlerini
çubuk tutabilsem de, yiyemem ben.Japonların hatırına bile bunu yapamam.Yiyen,tadan,deneye
Şusi, en bilinen yemek olmasına rağmen,çok çeşitli yemeklerini internette okudum.Hayalimi bir yana bırakıp,şu an aldığım son kararım açıklıyorum; japon yemeklerini yeme isteğimden vazgeçtim.😯
Bizim ıspanak ve karnabahara, hatta kerevize bile razıyım ben.
Ay canımmmm mutfağım, bekle beni geliyorum.Acıktım galiba.Konumuzun yemek olduğuna bakarsak, bu sonuç çıkıyor.
Bizim karavanada pırasaya talimiz, bu gece.Buyrun bekleriz efem..
Şusi
