Sağlık merkezinin bahçesinde duran arabadan yürümekte zorluk çeken yaşlı bir kadını indirip,sürükleyerek bina içine sokan orta yaşlı kadınlardan biri heyecan ve hışımla etrafına bakınıp tekerlekli sandalye aradı.
Bulamadı sinirlendi söylendi.Yaşlı kadını yürütmeye yardım eden diğer kadının sakin ol telkinlerini hiç duymadan girecekleri doktor odasının bulunduğu katta oraya buraya koşturmaya başladı.Nihayet aradığını buldu ve avına kavuşan bir avcı gibi üzerinde hasta oturan tekerlekli sandalyenin kulpuna yapıştı.
o kadar kararlı ve ciddiydi ki her an hastayı kucaklayıp yere atacağı izlenimi veriyordu.En istekli ve azimli ses tonuyla “arabayı birazda bize verin,siz çok oturdunuz”diyerek arabayı iten ve oturan insanlara üstün yanını,daha ötesi üstün zekasını belli etti.
Yürümekte zorlanan muhtemel annesini,arkadaşının koluna bırakan ve annesine araba bulan yetenekli bir evlat olduğunu göstermeye çok kararlı görünen orta yaşlı kadın arabada oturan ve ona refakat eden oğlunun şaşkın bakışları altında tekerlekli sandalyeyi silkeliyerek gene almaya yeltenince refakatçi adamın “hanım sen deli misin,araba bizim kendi malımız,babam yıllardır onun üstünde neyi alacan sen” diye bağırmaya başladı.Bunu hiç hesap etmemiş olan şaşkın kadın tırsıp ters yüz gitmeye başladı.O gitti beni aldı bir kaygı.Yarın öbürgün bu insanlar bizi evimizden arabamızdan bile atıp kendileri otururlar.Çünkü kadının gözlerinde yaşlı bir hastayı hiç acımadan kaldırıp,anasını oraya oturtacak kadar derin bir acımasızlık ve bencillik gördüm.
Yaparlar artık her şeyi yaparlar.Allahtan korkmayan kuldan utanmayan,vicdan kullanmayan,merhamet tanımayan bu insanlar bizi kendi tekerlekli arabamızdan,koltuğumuzdan evimizde dışarıda atarlar.
