TEŞEKKÜRLER

1978 yılının soğuk bir Mart günüydü.Aylardır yapılmayan atamalar gerçekleşmiş tayin olduğum görev yerimi belirten emir elime ulaşmıştı.Oysa ben atanamayacağım diye rahatlamış ve yeni doğmuş yeğenimin bakımını üstlenmiştim.Annesi çalışan minicik bir bebekti o ve bana çok ihtiyacı vardı.Çünkü benden büyükler daha önce doğan diğer torunlarına bakıyorlardı.Avukat olmak isterken öğretmen olmuş, aylar süren beklemeyle göreve başlayamayınca mesleğimden iyice soğumuştum.Çok sevdiğim bir aile dostum müdürlüğünü yaptığı Kurtuluş Tarihi müzesine Tarih asistanı olmama istiyordu.Oradan da yanıt bekliyor,minik kuzumla haşır neşir oluyordum.Kısmetim açılmış gibi ekmek kapım aralanıyordı ama ben bebek bakmaya devam etmeyi çok istiyordum.Hiç çalışmak istemiyordum.Aile baskısına dayanamayarak ilk görev yerim Ankara karapürçek köy ilk öğretim okulunda devlet memuriyete başlamaya sonra da müzeye atlamaya karar verdik. 15 Mart 1978 günü İlk dersime girdim.Bir daha da o dersten hiç çıkamadım,tiyatrocuların sıkça dediği gibi sahne tozu yutmuştum galiba,sahne uymadı tebeşir diyelim haydi.Kopamadım öğtetmenlikten.Her zorluğuna katlandım deliler gibi sevdim.Müze tatlı bir anı olarak çok gerilerde kaldı,yeğenim,Allahın yardımıyla büyüdü mühendis oldu.Ve ben hep öğretmen kaldım.Eskidim ama yine o kürsüde,o sınıfta ve okulda kaldım.Öğretmenler günü nedeniyle beni arayan, anan, mesaj gönderen,gönlümü aydınlatan herkese sonsuz teşekkürler.Her birine yanıt vermeye gayret ettim,gözümden kaçan olduysa affola.Bu güzellikleri yine yapın, hep yapın 24 kasımlarda beni hiç unutmayın emi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir