Ailemizde sadece rahmetli abim serbest meslek sahibiydi.Basın yayın mezunu olmasına rağmen,mesleğini yapmaya hiç niyetlenmemiş,devlet memuru olmayı şiddetle ret etmişti.Tüm ebeveyn ısrarlarına direnerek kendi işini kurmuştu.Diğer bireylerimiz hep memurdu.Memur bir babanın çocuğu olarak biz memurluğu tercih ettik.657li olmanın zorluğunu da avantajını da çok yakından yaşadık.Bir daha dünyaya gelmek nasip olsa ben yine devlet memuru olurum.Kendi işimi kurayım,serbest çalışayım demedim hiç.Hayalini bile kurmadım. Ticaret yapmak,sattım satamadım heyecanı yaşamak benim bünyemin kaldıracağı bir yük değil.Ben görevimi bilir, en iyisiyle yapmaya çalışır sonra az maz maaşımı alırım.Gözü kara değilim çünkü.Sağlamcıyım,hatta korkağım.Ticaret yapan insanların hep cesur olduklarına inandım ben.Kardeşimin çektiği sıkıntıları,yaşadığı üzüntüleri hiç unutamıyorum.Masa başı işi yaosaydı,hayata çok erken veda etmeyeceğine yürekten inanıyorum.Senet, sepet, borç, çek,alacak verecek üzüntüleri onu bizden çok zamansız aldı.Keşke memur olsaydı.Şimdi niye bunları konu ettim diye merak ediyorsunuz elbette.Bugün saat 14 de girdiğim bir dükkanın sahibi;o saate kadar siftah yapamadığını günlerdir böyle olduğunu ve üzüntüden dert sahibi olduğunu söyleyince anılarım canlandı benim.Gözlerim doldu. Alacağımdan fazlasını alıp çıktım dükkandan.Bugün esnaf arkadaş benden sonra satış yaptı mı bilmiyorum,ancak bir çok tüccarın iş yerlerini kapatmamak için büyük savaşlar verdiğini yakınmalarından anlıyorum.Zor durumda herkes.
TİCARET ZORDUR
