Mahalle bakkalımızdan ekmek almaya giderken çanta taşımayayım deyip cüzdanımı günlük kabanımın cebine koydum.Ekmek alıp geldiğimden bir kaç saat sonra ise bir dostu görmek, maskeli mesafeden yoklamak için giyinip evden çıktım.Rahatsızdı arkadaşım onu merak etmiştim.Ben çıktım ama cüzdanım benimle çıkamamıştı. Çünkü ben onu gezmeye giderken giydiğim kabanın ve çantamın içine koymamışım.Mışım diyorum çünkü ne zaman ki paraya ihtiyacım olup ,aldığım bir ürünün parasını vermeye kalktım o zaman ayıldım bayıldım panikledim.Uyandım.Cüzdansız, parasız, kimliksiz, ehliyetsiz sokaklardaydım ve araba kullanıyordum.Bir çevirme olsa cezayı yemiştim haklı olarak.Ben deki şansa pek güvenmediğim için ödüm patlamıştı.Beynim tüm trafik polislerinin benim durumumdan haberdar olup kavşaklara çıktığına dair senaryolar yazıyordu.Kaçak mahkumlar gibi her kilometre taşında arkama bakıp duruyordum.Eve dönemeyecek kadar evden uzakta bir semtteydim. Olan olmuştu.Dostumun kapısını çaldım onu ayak üstü kapıda ziyaret edip içeri bile giremeden gerisin geri eve döndüm. 40 yıldır ilk kez ehliyetsiz araç kullanma zorunluluğu başıma gelmişti.Ve ben çok tırsmıştım.Çünkü para cezasından öte polisin karşısında ehliyetimi evde unutmuşum demek çok ayıbıma gidiyordu.Ben bir kaç saatliğine bu stresi yaşadım,heyecanlandım ve tadım kaçtı.Aynı gün ABD de 72 yıldır ehliyetsiz araba kullanan bir adamın ilk defa yakalanıp 1000 dolar ceza ödediği haberini okudum.Hele şükür yakalanmış.72 yıldır bu korkuya, heyecana,aksiyona nasıl dayandın be adam dedim içimden.Benlik durumlar değil bunlar,ödlek ördeğim ben.Mahcup olmaktan,kınanmaktan,ayıplanıp eleştirilmekten acayip ürküyorum.Ancak yakalanmadan eve ulaştım diye de çok şımardım ve kendimi şap şap okşayıp sevindirdim.Şansım o gün görev başı yapmamış,öğleden sonra uykusunsan kalkmamış beni polis amcalara ispiyonlamamıştı çok şükür.3.674 liram ise beni terkmemişti yaşasın.
UCUZ KURTULDUM
