AGA marka büyük radyomuza kulağımı dayayıp o zaman ajans denilen haberler sonrası okunan hava durumunu mutlaka dinlerdim.Her gün adı geçen iki sözcüğü yeniden duymaya,anlamaya ve ezberlemeye çalışan kıvırcık saçlı,küçük kara bir kızdım ben.Kafama taktığım, söyleyip durduğum ama anlamlarını bilmediğim bu iki sözcük Hidrografi ve oşinografiydi.
Ardı ardına, çok akıcı bir dille bilgileri okuyan kadın spikerin bu kelimeleri söylemesi çok hoşuma giderdi.Ameliyata katılan doktorların konuşmalarında geçen tıbbi terimleri anlamaya çalışan yeni yetme asistan doktorun ciddiyeti ile ben de okunanları anlamış gibi yapar,sunum bitince radyonun yanından ayrılırdım.Hidrografi ve Oşinografiydi hayat.Gerisi fasa fisoydu.
Okulda hiç bir arkadaşım söylemeyi bile becerememişti bunları benim gibi.Gururla, burnumu havaya dikip söylemiş, morartmıştım hepsini.Anlamını sorsalar yanıtım yoktu ama söylerken havam vardı benim.Ne demek olduğunu korkudan soramamışlardı zaten bana.Bir de bunu bilemedikleri için dilime düşmekten korkmuşlardı zannımca.Çünkü ilkokuldaki tüm veletlerde olduğu gibi ben de o yaşlarda,potansiyel zorbalayıcılardan biriydim.
-Ha haaa, bilemedi bilemedi diye alay etmekten başka ne işim olacaktı ki.Elektiriğe gelen yeni zammı düşünecek değildim ya.
Neyse nice zaman sonra babamın birikitirip ciltlettiği Meydan Larousse un ilgili bölümünde tekerleme yaptığım bu sözcüklerin anlamlarını merakla okumuş,benimle uzaktan yakından alakası olmadığını kavramıştım.Ne ben denizciydim, ne okyanuslara açılanımız, ne dalga bekleyenimiz vardı.Suyu; sürahinin ve biriktirildiği kovaların dışında musluklarda göremeyen bir çocuk olarak bu terimlerle işim olamazdı. Evimizde çoğu zaman sular kesikti. Suya hasret bir yurdum insanı olarak deniz,göl, okyanus akarsu, söylemlerine boşu boşuna iltifat edip durmamın anlamı yoktu.Hayal kırıklığına uğramış, söyleyebilmek için günlerce çalıştığım sözcüklerin hiç işime yaramayacak olması moralimi çok bozmuştu.Bu yüzden bıraktım peşlerini.
Peşlerini bıraktım ama unuttum mu?,Tabii ki HAYIR.Ben akrebim duydum mu ve tuttum mu bırakmam. Bırakırsam düşer, kaldırmam.Ve iyiliği de kötülüğü de asla unutmam.

Dediler ki