Yeni aldığı arabasıyla anne ve babasının evine gelen avukat bey,kendisi gibi avukat olan eşi ve kızıyla o sabah evden çıktı.İhtimal odur ki anne ve babasını yeni arabasıyla gezdirecekti.Evden önce oğulcuklarıyla beraber çıkan yaşlı anne ve baba yeni alınan son model arabaya yaklaşıp,kibarca okşadılar.Açılan kapılardan eğilip eğilip içeriye baktılar.Baba sürücü tarafının kapısından içeri başını uzatıp arabanın en çok kaç kilometre hız yaptığını ve dijital ekranları denetledi.Bununla yetinmedi arabanın etrafında fır dönerek beğenisini ifade etti.Gelinini ve torununu beklemek için sürücünün sağındaki kapıda beklemeye başladı.Yaşlı anne kontrollarını bitrip oğluna dileklerini ilettikten sonra arka koltuğa geçip oturmadı.Gerek anne gerekse baba ön koltuğa davet edilme hevesiyle bekleyip durdular.Boyanıp süslenmiş gelin hanım ve kızı salınarak yürüdükleri bahçe yolunu bitirip selamsız ve de hızlıca arabadaki yerlerine kuruldular.Saçlarındaki binlerce yıldızı eşarbıyla kapatan omuzları çökmüş anne,kendisi gibi ön koltuğu geline kaptırmış yaşlı kocasına baktı masumca,sonra bindi arabaya.Evlatları için çok çabalayan ve avuç içlerinde nasır çiçekleri açtıran baba sessiz ama başı önünde arka koltuğun sağ tarafına oturdu.Önde gelin kız,bir olandan bi haber,umursamasız yeni arabalarının tadını çıkara çıkara gezmeye gitti.Ön koltukda oturma sevdasını yenememiş, kendi kibri içinde nursuzlaşmış bu genç kadının kırdığı kalplerden de haberi olmayacak elbette.Keşke olabilse bir kaç saatliğine de olsa yaşlı iki insanın gönlünü alıp sevindirebilseydi.Ben o gelinciğin yerinde olsam mutlaka ve mutlaka giderken babayı,dönüşte anneyi oğulunun yanına oturturur gururlanıp mutlu olmalarını sağlardım.Ama ne ben o gelinim,ne şimdi ki gelinler ben gibi.Öküzlük almış başını gitmiş de bir dur diyen olmamış haberimiz yok.
VEFASIZ GELİN
