“Gelir bahar ayları, gevşer gönül yayları”sözünü söyleyerek uyandım bugün.Ne kadar doğru hatırladım bu tekerlemeyi bilmiyorum ancak şiir gibi okudum bir iki kez. Gevşer,gevşedi,gevşek sözcükleri yer etmiş olmalı ki aklımda geceden.Sabah beni onlar karşıladı.Evet maalesef ki yeni bir gevşeklik buldu hepimizi.Daha salgını ortalamadan gevşedik ve günlük vaka sayısını artırdık.Görsel basından edindiğim bilgilere göre ne maske ne fiziki mesafe umrunda bazılarının.Üzüntü verici bu durum.Oysa en az yıl sonuna dek yaylarımı falan gevşetme niyetim yok benim.
Dram,kaygı,korku,dolu bu günlerde çok eğlenceli olaylar da duyuyor gülümsüyoruz.Çaresizlik ve sevginin kimi zaman imkansızlıkları bertaraf ettiğine şahit oluyoruz. Yaşlı anne ve babasının karantinadan çok bunalıp köylerine gitme isteğini hiç bir resmi kurumdan izin olarak belgeleyemeyen evlatların, arabaya oturdukları anne ve babalarının başlarına sepet geçirerek köye kaçırdıklarını duydum bugün.Yol boyu stayşın model arabanın bagajında başlarında sepetle yolculuk eden ve çevirmeyi atlatan dostlarım için çok mutlu oldum. Huzura ermiş büyükler. Anneyi babayı mutlu etmek için ise fedakar evlatlar her şeyi göze almışlar helal olsun.
Maske bulamadığı için karısının sütyenden yaptığı maskeyi takıp dışarı fırlayan adam,ayaklarıyla tokalaşıp selamlaşan insanlar YENİ NORMAL zamanların doğal karşılanacak durumları içinde olacak.Valla hangi mevsimin ayları gelirse gelsin, gönül yaylarına sıkıca sarılmak ve gevşetmemek en baş normalleşme ödevimiz olmalı.Evde kalmaya, temassız davranmaya dikkat şart.Yoksa azrailin sapan yayına çakıl taşı olmaktan hiç birimiz kurtulamayız ant olsun.
