Herkes evinin içinde,çoğunlukla da mutfakta ve banyoda iyi şarkıcıdır.
Sesimiz olsun olmasın hepimizin, şarkıların sözlerini unuta unuta şarkıcılık veya türkücülük yaptığımız kesin.
Benim Türk sanat müziği veya halk müziğinde bir çok eseri katlediğim gerçektir.Daha pop müziğine bulaşmadım.
Beni şarkıcılığa azmettiren, özendiren ise Zeki Mürendir.
Rahmetliyi çok sever çok dinlerdim.O söyler, ben söylerdim.O susarken ben söylersem bir facia olurdu elbette.Ama ben onunla play back yapmaktan çok zevk alırdım.Güzel konuşma,çok sözcük bilme isteğimi bile ona borçluyum.
Yaşarken kendisini sahnede izlemek şansını elde ettiğim gibi,bire bir çok yakından da görme mutluluğunu elde ettim.Sahne dışında kendisini gördüğümdeki hüzünlü ve yapayalnız halini hiç unutamadım.
O pırıltılı dünyadan çok uzaktaydı. Bodrumda Bardakçı koyundaki bir kafedeki masasında yapa yalnız oturuyordu.Mutsuz görünüyordu.
Sesiyle, yenilikleriyle, besteleriyle,özel kişiliği ile bizlere güzel anılar bırakan sanatcının mutluluğa hasret yaşadığına hep inandım.Farklı, aykırı,sıra dışı insanlar anlaşılmadıklarından hep yalnız ve hüzünlüdürler bence.
Onu görmek, tanımak, dinlemek benim için yine büyük ayrıcalıktır.Ve bu ülkeye asırlar boyu ne o ses ve kalite ne de benzeri gelir.
Toplumsal değer yargılarına, tabulara,alışkanlık ve düşüncelerle ön yargılara karşı mücadele vermek çok zordur.Zeki Müren bu mücadeleyi verip kazanmış, ölümsüzlük tahtına otrmuş bir sanat güneşidir.
“ŞARKILARA DUYGU SEREN,ÇİLELERE GÖĞÜS GEREN, DERTLİ GÖNÜLLERE GİREN İŞTE BENİM ZEKİ MÜREN”Diye şiirler yazan bMu büyük ses unutabilir mi?ASLAAAA.
Zeki Müren
