11-EVİN KADINI
Kahvaltı sonrası günlük işlerine başladı kadın.Kocasını işe,çocuklarını okula yollamıştı.Çocukların odasından başladı görevine.
Oğlanların odası koca bir ordu yatakhanesi kadar dağınıktı.Eşinden ayrı uzaklara atılmış çoraplar,sevgilisi tarafından terk edilmiş gibi biri ters dönmüş terlikler,bir bacağı içeride bir bacağı dışarıda pijama altları,tişörtler yerlerdeydi.Yatak içlerinde telefon şarj aletleri,kalemler duruyordu.Okul çantasında yer bulamamış kitaplar ve defterler darmadağındı masada.Kapağı kapatılmamış jöle kutusu göze çarpıyordu aradan.Oğlanların yataklarını topladığı günleri görecek miydi acaba?Yılların pratikliği ve el çabukluğuyla toplayı verdi gözüne ilişenleri.Banyoda kirli torbasının önüne fırlattı yıkanması gerekenleri.
Sırada kendi yatak odası vardı. Çocuklarınki kadar olmasa da düzeni bozuktu,havasızdı,dağınıktı odası.Pencereyi açtı büyük bir istekle.Soğuk şehir rüzgarı coşkuyla üfürdü içeri.Derin çok derin bir nefes aldı.Taze hava girsin istedi ciğerlerinin en ücra noktalarına kadar.Sokağa ve karşı evlere baktı bir tanıdık yüz görme ümidiyle.Sabah ayazı ürpertince içini, kapattı pencereyi.Yere çıkarıldığı gibi bırakılmış pijama altına baktı,hışımla eğilip aldı onu.Şu adama çıkardığını katlamayı, ya da kirliye atmayı öğretememişti ya ona yanıyordu.Kapının arkasına top yapılıp atılmış çoraplar,daha da arttırdı öfkesini.
Hiç yardım etmiyordu bu adam hiç. Yatağın çarşafını bile böyle eşinip yerinden çıkarabilen kaç adam vardır diye düşündü,Rengini çok sevip kullandığı yatak örtüsünü serinceye dek morali gelmedi yerine.Fırçayı, tarağı düzeltti aceleyle tuvalet masasında,çıktı odadan.Elinde kocasının dün giydiği gri gömlekle,banyoya yöneldi.Yerde biriken kirlilerin üzerine gömleği bırakmadan,yine kokladı.Her zaman ki pis huyuydu bu.Nedense kocasının kirli gömleğini,ceketini koklamaktan vaz geçemiyordu.
Bir gece önce, salonu toplayıp yatmadığını hatırladı, canı sıkıldı buna.Uykusu çok gelince sabaha bırakıyordu toplamayı ama zor oluyordu işte sonrası.Tabaklarda yenmiş meyvelerin kabukları,içilip bırakılmış bardaklar, yerlerinden oynamış kırlentlerle salon gene çok dağılmıştı.2 oda 1 salon bu evde çıkan çöpe yetişemiyordu.
Hayaller sosyetik ev hanımlarıyla, hayatlar ise gerçeklerle acıydı.
Aytül Kahraman
