HATIRLA BENİ

1961-1962 yıllarında 5 bilemedin 6 yaşlarında bir çocuktum.Ülke gündemine düşen Dr.Alp Reel in elektrik çarpması sonucu bitkisel hayata girdiği haberine çok üzülmüştüm.Röntgen mütehasısı genç doktor bir hastasının röntgenini çekerken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmişti.Arkadaşlarının gayreti ile yeniden çalışan kalbine beyni eşlik etmeyince yıllarca sürecek bitkisel hayatı başlamıştı.Ülkemizde ilk kez ötenazi…

daha fazlasını oku

Neyzen Tevfik

Çağdaşı olup, görmeyi tanımayı çok istediğim bir şairdir Neyzen Tevfik.Ama olamadı ne yazık ki.Neyzen,Osmanlı döneminde istibdata,cumhuriyet döneminde devrim karşıtlarına karşı verdiği mücadele ve yazdığı şiirleriyle ölümsüzleşmiştir.Bir çok insanın ağzına bile almaktan çekineceği küfür sayılacak sözleri şiir ve sözlerinin arasında çekincesiz kullanmıştır.Hayatının son dönemlerinde Bakırköy akıl hastanesinde dinlenmesi bile onun sıra…

daha fazlasını oku

Gözyaşı Deniz Hepimiz Yüzeriz

Sokakların hepimize yasak olduğu,normal hayatımızdan uzaklaşıp,kaygı dolu yaşadığımız ve sevdiklerimize hasret kaldığımız günlerde kendimi yazarak oyaladım ben.Yaz evimizde geçen uzun kış günlerinde ellerimi elektrik sobasında bile ısıtıp yılmadan yazdım.Yeni yazdıklarımı,eskilerle kaynaştırıp yaz başında basılacak 3 adet kitap hazırladım. Tek arzum bu kitapların geliriyle bazı hayatlara küçük dokunuşlar yapabilmekti. Sizlere sunduğum…

daha fazlasını oku

AKÜ

İçinizde yeni aldığı ikinci el arabanın aküsü yere düşen kaç kişi var bilmiyorum.Yoksa ahanda karşınızda ben varım.Beni kutsayın ve elinizi yüzünüzü sürüp efsunlanmaya çabalayın.Çünkü böylesi istesen ve dilesen başına gelebilecek bir aksiyon değildir.İmkanların ancak yettiği için alabildiğin arabaya sanki dünyaları ben yarattım havasıyla süslenip binersen akünün caddenin tam ortasında tankur…

daha fazlasını oku

SÜTÇÜ AMCA

Evde oturduğunuz zamanlarda sizleri biraz oyalamak için yıllar öncesine gurbet günlerime dalmış anılarımı yazmıştım.Bugün iklimi sert insanları mert diyardan bir anı daha paylaşmak istiyorum.Dilerim o da sizi mutlu eder.Erzurum Adliye lojmanının 5.kat 25 numaralı dairesinin kapı zili,Ankaralı yeni gelin Aytül geldiğinden beri hiç kimse tarafından çalınmamıştı.6 katlı lojmanın 30 dairesi…

daha fazlasını oku

19 MAYIS

Hani milli bayramlarımızın çoşkuyla kutlandığı günlerimiz vardı ya bizim hatırlarsınız hepiniz.O zamanları çok severdim ben.Hele Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının ayrı biri yeri olurdu gönlümde.Çünkü öğrencilerimiz günlerce hazırlanır,provalara çıkılır,müzik eşliğinde hareketler yapılırdı.Hele stadyum gösterileri ve gençlerin aynı anda yaptıkları yazılı renkli fonlar muhteşem olurdu.Milli duygular tavan yapardı hepimizde.İdareci olduğum…

daha fazlasını oku

HAYAT ÖĞRETİR

Annesine babasına kardeşlerine aşırı bağlı bir kızdım ben.Onlarsız bir hayatı düşünemez hep onları kaybedeceğimden korkardım.Sanırdım ki onlarsız ölürüm.Tüm bu duygular içindeyken Erzurum’a gelin gidiverdim.Eşim oralı değildi ama orada görev yapıyordu.Düğün sonrası çok karlı bir şubat gününde o zamanlar Dadaş Turizm şirketinin 16.30 da Ankaradan kalkan otobüsüyle ailemi ardımda bırakıp ilk…

daha fazlasını oku

YAZAR

Lanet sözcükleriyle gündeme dair yazmak istemedim.Bundan özellikle kaçınıyorum,zaten siz evlerinizde haberlerde izliyorsunuz lanetlik durumları.Dünya için Çinliler kadar İsrail’inde bela olduğunu yeni öğrenmiyoruz. Ömrümüz Dünya’nın güzel günlerini görmeye yetmeyecek her halde.Kapanma dönemini kendim için verimli hale getirmek için gayret ediyorum.Baharın ve ardından gelecek yazın benden istediği hazırlıkları yapıyor,boya ve aklama paklama…

daha fazlasını oku

YANINA KALMAZ

Büyüklerimden hep duymuşumdur”insan yaşattıklarını yaşamadan ölmez”Ya da Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz”diye.Birbirine anlam bakımından yakın olduğunu düşündüğüm bu sözlerin doğruluğuna son zamanlarda çok fazla inanmaya başladığımı belirtmek istiyorum.Çünkü buna inanmamı sağlayan güçlü örnekler ve sonuçlar gördüm.Belki düştüğüm şaşkınlıkla doğruluğuna kendimi inandırdım. Bilmiyorum.Dün vicdan sahibi tüm yurtseverlerin andığı daraağacındaki 3…

daha fazlasını oku

İYİ Kİ

Hayatta iyi ki öğrendim dediğim elbette pek çok şey var.Hayatımı devam ettirmemi sağlayacak tüm bilgi ve davranışlar elbette başta gelir.Burada say say bitmez yazsam.Ay hiç gelemeyeceğim bu sıkıntıya.Bilindik şeylerin dışında iyi ki öğrenmişim dediğim en önemli kazanımım araba kullanmayı öğrenmek oldu.Milyonlarca kere şükürler olsun buna yapmamı sağlayan Allaha ve bu…

daha fazlasını oku

ONLAR MUTLU

Dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya’ya kafayı takmış durumdayım.Hakkında çıkan tüm haberleri dikkatle okuyorum.Kadın başbakan ve bakanların yönettiği bu ülkede trafik cezalarının sabit değil herkesin aylık gelirine göre verildiğini dün öğrendim.Ne kadar farklı bir yaklaşım ve bakış açısı.Onları özel kılan da bu bakış açısı olmalı.Bizim kağıt toplayıcısına kesilen 3.500 lira geliyor…

daha fazlasını oku

SEVGİLİ KENDİM

Bugün kendime yazmaya karar verdim.Hep toplumsal konulara öncelik veriyorum.Hep bu alanlarda yazıp fikirlerimi söylüyorum.Bugün böyle yapmayacak kendime sevgili kendim diye başlayan satırlar yazacağım.Hani günlük tutup yazanlar,sevgili günlük diye başlarlar ya ya aynen öyle olacak.Evet başlıyorum dikkat…SEVGİLİ KENDİM,Son zamanlarda seni azıcık ihmal ettiğimin farkındayım.Sitemli bakışını görmediğimi sanma.Ancak biliyorsun ki,yazan olmak çok…

daha fazlasını oku

SIKILMIŞMIŞ

Fransız halkının bir kuru ekmeğe bile muhtaç olduğu günlerde,”ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” dediği söylenen Fransa kraliçesi Marie Antoinette in kulaklarını çok çınlattım bugün.Bir andım bir andım.Anmadığım yılları affettirdim böylece. Nasıl anmam arkadaşlar, bizim de böyle cevher yumurtlayan asilzademiz var artık.Arzu Sabancı isimli acayip seçkin, bir o kadar da zengin kızımız…

daha fazlasını oku

HORMONCUKLAR

Mutlu,neşeli,umutlu,öz güvenli güler yüzlü,keyifli,enerji doluysanız mutluluk hormonlarınız mükemmel durumda demektir.Serotonin Dopamin, Oksitosin, Endorfin isimlerini taşıyan mutluluk hormonlarınız doğru düzgün ve yeteri miktarda çalışıyor olmalı ki bu güzellikleri yaşıyorsunuz.Yok hepsinin tam tersi varsa duygularınızda ;stresli, sinirli,mutsuz,umutsuz ve karamsarsanız.Sizin hormoncuklar nanay demek ki.Benim canım hormoncuklarım bu yıl hayli mesai yaptılar vallaha.Bu kadar…

daha fazlasını oku

Kitaplarım

Diktiğim bir elbise, ördüğüm bir hırka,işlediğim bir örtü ya da yapıp bitirdiğim bir resimle, hatta leziz pişirdiğim bir yemek ve kazandığım bir başarı ödülüyle gururlanıp yaşamıyorum günlerdir.Bunları yapabilen yetenekli insanlar gibi kare kare fotoğraflar paylaşamıyorum sizlerle.Gururlanıp,övünüp şımarıp,nispette yapmıyorum.Şaşkın ama sevindirik olmuş bir çocuk gibi masaya oturmuş önüme koyduğum ve benim…

daha fazlasını oku

EBA

Sabahın dokuzunda açmışız eba tv yi 4.sınıf geometri dersi izliyoruz bizim toruncukla.Konumuz AÇILAR.Dik açı,dar açı,geniş açı,doğru açı.Ağzında tükrük tükenmiş genç bir öğretmen, soluksuz anlatıyor konuyu.90 dereceyi,180 dereceyi ve diğerlerini sokuyor gözümüze gözümüze.Bende bir dikkat,bir istek.Öğrenip sanki sınava gireceğim, hatta sınır tanımayacak üstüne bir de doçentlik tezi yazacağım.Bir dinliyor,bir gözümü kapatıp…

daha fazlasını oku

SON SÖZ

Adını canım yeğenim Özgür Yılmaz ın koyduğu e kitabımı blog sayfamda yayınladım .YARIN GELDİ BUGÜN NERDE? ARTIK BİTTİ SON SÖZ YARINLAR, Hep yarınları, beklemek ve düşlemekle geçti yıllar. İstediğimizi alamadık, YARIN dedik. Özleneni göremedik, YARIN dedik.  Dilediğimize ulaşamadık. YARIN dedik. Daha nice sevilen, istenen, hayal edilen, beklenen, dilenen,  umulan, arzulanan…

daha fazlasını oku

85-BİR MASAL İŞTE

BİR MASAL İŞTE Asırlar öncesinde, bir deniz ülkesinde güzeller güzeli bir kadın yaşarmış. Bakan bir daha bakar, saçlarının parlaklığından, gözlerinin renginden kendini alamazmış. İncecik bedeni, ölçülü zarif elleri ve bacakları, göğüsleri ve omuzları ile yürümez sanki kelebekler gibi salınırmış… Teni, bir su gibi berrak, saçları omuzlarından aşkın, dudakları kırmızıyı öğretirmiş….

daha fazlasını oku

84-DUYGULARLA RAKS

DUYGULARLA RAKS Cavidan ın güneşler açıyordu içinde çiçek çiçek, her renk tonuna binlerce yoğunluğu eklercesine pırıl pırıldı. Yağmurlar içinde yağıyordu, yaşanmamış unutulmuş her duygu yeşile çalıyordu, damlalarla bezenip. Mis gibi toprak ve gün kokusu yayılıyordu bedenine, ruhunda kuytu köşelerin serinliği. Her gün bir UMUT, bir SEVİNÇ demekti, yaşamak için sebepler…

daha fazlasını oku

83-SAHİBİNİ ARAYAN YÜREK

SAHİBİNİ ARAYAN YÜREK Sonrasını düşünmesiz, çaresiz bir elin yerinden çıkarıp denize attığından beri onu saatler mi,  günler mi yoksa daha uzun zamanlar mı geçmişti? Anlayamıyor. Acılarını, bilinmez yapayalnız ve karanlık bu yerden nasıl kurtulacağını düşünemiyordu. Bir o vardı, orada sahipsiz ve bedensiz. Yerden kalkmak için çabaladı YÜREK. Geçirdiği sarsıntı, yaralanan…

daha fazlasını oku

82-YÜREK ATMA TÖRENİ

YÜREK ATMA TÖRENİ Mavisini yitirmişti çalkanan deniz giymiş kışlıkları, şiddetli bir lodos koparıp alıyordu, hayattaki alışılmışlıkları.Sadece balıkçılar yaşıyordu günü, üzerlerinde yağmurlukları. Tuzlu bir ıslaklıktaydı Ebru nun yaşayıp, yaşattıkları.Ayakları canlandırdı ıslak kayalıkları.Yuvarlandı birer birer, o ıssız bayırın taşları. Ebru oturdu bir kayaya, yüzünde yaşamışlıkları. Onu tutup getirmişti oralara dindiremediği ıstırapları. Başbaşaydılar…

daha fazlasını oku

81-MEKTUP MÜGE

MEKTUP MÜGE Aldığı mektup sonrası çok kırılan, günlerce içine kapanıp sorgulamalar yapan Müge mektupta  okuduğu hiç bir sözü hak etmediği inancı ile Cihanın yolunu tercih ederek duygu ve hırsını kağıda aktarmış ve ona mektup yazmıştı.Madem ki Cihan kendisine bu yolla ve resmice  veda etmişti kendisi de ona aynı yolla git…

daha fazlasını oku

80-MEKTUP CİHAN

MEKTUP CİHAN Bir mesai gününü daha bitirip evine döndüğü akşam, her zamanki alışkanlığı ile baktığı posta kutusunda buldu, ondan gelen mektubu. Merdivenleri daha hızlı çıkarak ulaştığı kapının hemen arkasında çantasını, ceketini bir yana bırakarak yırtıp açtı mektubu.Mektupların insan hayatında yok olduğu sadece kredi kat ekstreleri doğal gaz elektrik su makbuzlarının…

daha fazlasını oku

79-SİZ HA? SEN HA?

SİZ HA? SEN HA? “Niçin coşku ve heyecanla dolmuyor içim daha bir yıl öncesi gibi? Önlenemez bir istek sarmıyor, etkisine almıyor beni. Sizi görmem için ayaklarım neden tersine gidiyor, gitmesi gereken yönün aksine? Niçin her kilometre, milyonlarla çarpılıp büyüyor ve korkutuyor beni?Düşünmediğim gerçekler, bir biri ardına nasıl hızla yığılıyor üstüme?…

daha fazlasını oku

78-ONLAR ŞANSLIYDI

77-ONLAR ŞANSLIYDI Yatılı okul yatakhanesinde, arkadaşlarının yatmaya hazırlandığı bir saatte  alt katta ki  yemekhane  penceresinden  atlayarak,   karıştılar karanlıklar içindeki okul bahçesine ve geceye. Disiplin ve dersler boğuyordu, Nuray ve Ülküyü. Ders notları da hiç  iyi değildi zaten.Okuma istekleri, her şeyi bir solukta yaşama isteklerinin arkasında kalıyor, hovarda yüreklerine söz geçiremiyorlardı.“Okuyup…

daha fazlasını oku

77-ACI AŞK

ACI AŞK Tuğçe, on sekiz yaşının tazeliğindeydi daha. Değil kadın olmak, genç kızlığın hakkını verememişti.Daha küçük bir kızken ve çocukluğunu bilmeden, annesinin babasının kavgalarını öğrenmişti yaşamda sadece. Hep sevgiye aç bir çocuktu. Yaşayamadığı sevgileri tattıracak, değerini hatırlatacak bir insanı yoktu. Baba evi, kaçmayı düşlediği bir yer o ise bitmez savaşlarının…

daha fazlasını oku

76-KURBAN BAYRAMI

KURBAN BAYRAMI Bayramları ve anlamlarını öğrenmeye, coşkularını yaşamaya başladığı küçücük yaşlarından kalma bir anıyı yaşatıyordu Asım her Kurban Bayramında. Kimi zaman utanarak, ama geçen yıllara rağmen hala pişmansızlık… İlkokul çağlarında, babasının imkânlarını zorlayarak aldığı kurbanlıkla arasında kurduğu sıcacık dostluğu hatırlıyordu anılarının içinde. Küçücük çocukken, o zaman için bir kim bilir…

daha fazlasını oku

75-SÖYLETMEYİN BENİ

SÖYLETMEYİN BENİ  “Hiç tanımadınız beni. Hiç tanımaya, anlamaya çalışmadınız. Bana baktınız sadece. Beni görmediniz ve fark etmediniz. İkinizde değerimi ve beklentilerimi bilmediniz. En yakınızdaki beni yıllarca göremediniz.Belki ben iyi sakladım kendimi. Belki ben, açığa çıkaramadım düşünce ve duygularımı. Neşenin, şımarıklığın,saflığın ardına;  iyi niyet ve hoşgörünün cebine neler sığdırdım bilemediniz. Bir…

daha fazlasını oku

74-İKİ EV, BİR BABA

İKİ EV, BİR BABA Haftanın birkaç gecesini iş gezisine çıktığı için evinden uzakta geçiren bir babayla, alışılmış ev kadını ve anne niteliklerine sahip insanların kızıydı Ferah. Çocukluk günlerinin sona erip, genç kızlığa girdiği günlerin birinde, yıllardır inandığı, inandırıldığı bir gerçeğin doğru olmadığını öğrenmişti. Babası söylendiği gibi yıllardır iş gezisinde değildi….

daha fazlasını oku

73-KRİZ

KRİZ Kış ayazlarında çıplak gezinir gibi titriyor, tüm sinir uçları sarsılıyor, beyninden vücuduna Vezüv’ün lavları yayılıyordu Fırat’ın. Kuşkanadından kopmuş bir tüy gibi savruluyordu boşluklarda. Sonbahar yaprakları gibi,  hafif esen bir rüzgârla bile yerinden kopuyor savruluyor, sürükleniyordu.Beyni ile vücudunun en küçük hücresi arasında ralliciler gürültülerle yarışıyor, boksörler bir ordu halinde vurdukça…

daha fazlasını oku

72-GECE

72-GECE Herkesle paylaştığı tek ortak yanı o geceyi yaşamaktı Şeref in. İşyerlerinin tümü nefeslerini boşaltmış insanlar gibi,sessizliğe dalmıştı.Dükkanlar ise akşam pazarında son bir umutla gelenleri beklemiş sonra sabaha ve aydınlık zamanlara dek kepenklerin ardında mahkumiyete başlamıştı… Birileri bir yerlerde, başkaları başka yerlerde bir koşuşturmayı yaşıyordu her gece olduğu gibi alışıldık….

daha fazlasını oku

71-METRES

71-METRES                                                                          Şiir, mektup, resim ne varsa yaktım.                                                                Bütün küllerini sana bıraktım. Hakkı Yalçın’ın yukarıda yer alan dizelerini, sabahın erken saatlerinde okuduğu gazetesinin, sağ köşesinde küçücük bir çerçeve içinde görmüştü Ayşim. O andan itibaren bu sözlerden yön bulup kendi hayatına ait duygularını tekrar düşünmeye başladığını fark etti. Düşünmeyle kalmayarak…

daha fazlasını oku

70-DULUM  AMA KULUM

DULUM  AMA KULUM Ferda nasıl bilebilirdi başlarken bir gün bitivereceğini? Nasıl görebilirdi gelinliğinin mutluluğu içindeyken? Hayalinde yaşattığı, filmlerde görüp özendiği bir yuvası, bir kocası, çocukları olmasının dışında ne dilemişti ki bu yaşamdan? Anacığının, elleriyle ince ince dokuduğu danteller, oyalar, patiskalar, örtüler, zevkli seçilmiş ev eşyaları, babasının yıllar yılı yurt dışından…

daha fazlasını oku

69-GAZİ FEMİNİST

GAZİ FEMİNİST Erkek, egemen bir toplumda ve dahası böylesi bir dünyada bugüne dek yaşanmış, tüm acıların, şiddetin, hatta savaşların, akıtılan kanların tek suçlusunun erkek yüreğinin ve beyninin ürünü olduğuna inanmıştı. Anasını insanca, kendisini çocukken çocuk, genç kızken, genç kızlık hayalleri ve beklentileri ile yaşatmayanın yine bir erkek olduğunun bilincine varmış…

daha fazlasını oku

68-YAZAR

YAZAR Marmara Denizi’nin, masum bir kız olmaktan çıkıp, fettan bir kadın gibi coşup azdığı. Dalgaların köpük köpük kayalara çarpıp sahile ulaştığı güneşin ısıtmasız varlığını gösterdiği kış günlerinin birinde kimselerin kalmadığı bir tatil sitesinde sadece bir ev nefes alıp veriyordu. Çoğu iki katlı villalardan oluşan ve sezonluk canlılığı yaşayan koy yaz…

daha fazlasını oku

67-KANSER

KANSER Kuru bir ayaz vuruyordu, kararmaya başlayan günde Handan’ın yüzüne. Yanakları hissizleşmiş bir halde yürüyordu yol boyunca. Elleri mantosunun cebinde, eldivenlerine rağmen üşüyordu. Burnu, her soğukta olduğu gibi yine kıpkırmızıydı. Babasından aldığı belki de en değişmez özelliğiydi bu.Öylesine keskinleşiyordu ki batmaya yüz tutan güneşin her alçalışında soğuk, gözlerinden yaşlar akmaya…

daha fazlasını oku

66-OLAMADI

  OLAMADI Öyle çok isterdi ki Esen; onu,  olduğu  gibi  benimseyip seven bir kayınvalidesinin  olmasını. Ona gelini gibi değil, bir kızı gibi baksaydı Kadriye hanım. Yıksalardı onunla, nice yıllardan gelen zincirleri ve soğuklukları. Gelin, kayınvalide arasında da kursalardı, kendi annesiyle kurabildiği yargılamasız, dostluk ve sevgiyi. Niye olmuyor,  kimse olmaması için,…

daha fazlasını oku

65- VEDA

 VEDA Tıknaz, bembeyaz tenli, balık etinde bir kızdı Reyhan, gözleri bal rengi, cildi pürüzsüz, saçları incecik telliydi. Ege illerinden birine bağlı küçük bir ilçede, bir zamanlar nalbantlık yapan Arif efendinin oğulları arasındaki tek kızıydı… Kalabalık ailesinin, evinin, ağabey ve kardeşlerinin işlerini omuzlamak, oradan oraya koşturmakla geçmişti gençliği. Ne büyük umutları, …

daha fazlasını oku

64-GOL

64-GOL Gece yarısını çoktan aşmıştı saatler. Pırıl pırıl Ankara ışıkları, yatağa gitmeye hazırlanan insanlar çoğaldıkça azalıp yok oluyordu yavaşça. Etlik sırtlarından yine de bir yıldız kümesi gibi parlıyordu gökyüzü. Sanki Samanyolu’nun tam ortasında bir noktadaydı. Binanın  yüksek penceresini açsa yıldızların hepsini avucuna alabilecekmiş gibiydi. Burası Gülhane Askeri Hastanesinin kalp yoğun…

daha fazlasını oku

63-BİR MASAL İŞTE

63-BİR MASAL İŞTE Asırlar öncesinde, bir deniz ülkesinde güzeller güzeli bir kadın yaşarmış. Bakan bir daha bakar, saçlarının parlaklığından, gözlerinin renginden kendini alamazmış. İncecik bedeni, ölçülü zarif elleri ve bacakları, göğüsleri ve omuzları ile yürümez sanki kelebekler gibi salınırmış… Teni, bir su gibi berrak, saçları omuzlarından aşkın, dudakları kırmızıyı öğretirmiş….

daha fazlasını oku

62-SON YILDIZ AİLESİ

62-SON YILDIZ AİLESİ Yazın, yaşandığı böyle bir geceydi. Serhat terasına koyduğu, sandalye ve masasında bir yandan rakısını yudumluyor, çerezlerini, meyvelerini yiyor diğer yandan karanlıkta parlayan karşı sırtlarda dizi dizi ışıklara bakıp düşüncelere dalıyordu… Kış başından, beri sıkıldıkça seyrettiği bu gece manzarasını camın ardından değil, o yaz gecesinde terasında seyrediyordu. Tüm…

daha fazlasını oku

61-ERKEN KALKTI,YOLDA KALDI

ERKEN KALKTI,  YOLDA KALDI Kutay’ı tanıdığında, genç kızlık hülyalarıyla, okuduğu romanları izlediği filmleri gerçek sanmadaydı Aysun. Babasının dışında konuşup yaklaştığı ilk erkekti Kutay. Gözlerini gördüğü ona baktığı ilk andan beri dünyasının merkezi, aşk sandığı duygularının kaynağı olmuştu.Sokaktan geçtikçe, okulunun kapısında onu bekleyip arkasına takıldıkça, tanıyıp anlamadığı duyguları ve heyecanları tatmaya…

daha fazlasını oku

60-CİNNET

CİNNET Hani iri kıyım, hani çam yarması dedikleri cinsten iki adam zor zapt ediyordu genci. İçinde tüm dünyanın düzenini alt üst edecek bir enerji belirmiş, cendereye alınmış kollarına rağmen sinirini, hırsını yenemediği için çırpınıp duruyor ve sadece haykırıyordu. Kendinden başka, kimseye zarar vermeden debeleniyor ve sadece “Kahpeler sardı her yanı,…

daha fazlasını oku

59-UNUTMA SEV, SEV Kİ UNUTMA

UNUTMA SEV, SEV Kİ UNUTMA “Günün, gündüzün ve gecenin her saatini sıradan yaşıyordu Metin. Tek bir saati eksik. Gelmişse o saat, işi bitmişse dışarıda evine dönüyordu. Kendiyle baş başa kalmak için. İşi varsa dışarıda o saatte, mutlaka bakıyordu kolundaki saate. Zamana karşı yarışacaksa hele, dakikaları  bile  takip ediyor, peşine düşüyordu …

daha fazlasını oku

58-ŞEYTAN YOKLADI

ŞEYTAN YOKLADI Aralarında, on beş yaş fark vardı kocası ile Meral evlendirildiğinde. Gencecik bir kızken, orta yaşlarını çoktan aşmış, durmuş, durulmuş, saçlarına kırlar iyiden düşmüş bir erkekle yuva kurmasına onun adına karar verilmişti. Hiçbir şeyin farkında olmadan, yıllar sürecek bir evliliğe başlamış, hüsranları ilk aylardan belirmişti. Giyinme, sürüp sürüştürme, gezme,…

daha fazlasını oku

57-SUSTURDU, SUSTURULDU

SUSTURDU, SUSTURULDU Bütün hayatı bir bir geçiyordu gözünün önünden, düşünüyor ve bunalıyordu.Yakup bir güneydoğu ilinin el değmemiş, dağlar arasında unutulmuş küçük bir köyünde kara kaderli, yanık tenli, çatlak ve nasırlı elli insanları arasında doğmuştu. Kendini bile beslemekten aciz bir babanın sekizinci çocuğuydu. Cin gibi zeki, bilgiye açtı.. Köyünün ilkokulunu bitirince…

daha fazlasını oku

56-İÇİMİZDEN BİRİ

İÇİMİZDEN BİRİ “Öfkesini topluma değil kendine yönlendiren, kişiliğinde öz güveni yitiren dahası kendine küsen insanlarda intihar eylemi, görülür. Çıkış noktası bulamayan, kendini üzenleri yok edemediği için; kendini yok etmenin kurtuluş olduğuna inanan insanlar, en kısa ve basit olarak bu yolu seçerler. Ve bir çok insan yaşamının bir aşamasında da olsa…

daha fazlasını oku

55-KAÇAK

KAÇAK Saatlerin gece yarısını geçtiği, takvimlerin bir yaprağını daha düşürdüğü, bugünün dün, yarının bugün olduğu bir saatte bindiği trenin içindeki karanlıkta, cama vuran aksini yalnızlığına ve sessizliğine yoldaş tutmuştu Soner. Cama yansıyan kendi siluetine bakıp anlatıyor;  kendiyle çekişip, hesaplaşıp duruyordu. Uçsuz bucaksız boşlukta ve gecenin içinde uzun aralıklarla görünüp kaybolan…

daha fazlasını oku

54-ZÜBEYR AMCA

54-ZÜBEYR AMCA “Ege rüzgârlarının zeytinleri eğdiği, Kaz Dağlarından denize doğru hoyratça estiği o gün; sakalları uzamış, hüzünlü yüzüyle,  sobası sönmüş tek odalı evinin penceresinden dışarıyı seyrediyordu Zübeyr amca. İlerleyen yaşının izin verdiği ölçüde, anılarını hatırlamaya çalışarak, uzaklara dalıp kalan gözleri ile kendi kendine konuşur gibiydi. Yunanın, gelmesiz gittiği, Ulu Önderin…

daha fazlasını oku