EBA

Sabahın dokuzunda açmışız eba tv yi 4.sınıf geometri dersi izliyoruz bizim toruncukla.Konumuz AÇILAR.Dik açı,dar açı,geniş açı,doğru açı.Ağzında tükrük tükenmiş genç bir öğretmen, soluksuz anlatıyor konuyu.90 dereceyi,180 dereceyi ve diğerlerini sokuyor gözümüze gözümüze.Bende bir dikkat,bir istek.Öğrenip sanki sınava gireceğim, hatta sınır tanımayacak üstüne bir de doçentlik tezi yazacağım.Bir dinliyor,bir gözümü kapatıp ezberliyorum.Dik açıyı unutmayayım diye başı dik,menfaati için eğilmemiş insanlara benzetirken,geniş açıyı tembel, gamsız,hep yatan tiplere benzetiyorum.Dar açıyı yalaka,yıkamacı yağlamacılar sınıfına katarken, doğru açıyı çoktan Allah rahmetine kavuşmuş sayıyorum.Mevzu önemli,açılar derin,bilmek şart.”Babamın nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilmedim “sözü yankılanıyor kulaklarımda ,45 derecelik açıya bakarken.Ben böyle benzetmeler yaparak ezberimde tutabiliyorum çoğu bilgiyi.Zaten hep böyle akılda tuttum nice bilgiyi.Telefon ,kapı sicil,plaka gibi ezber gerektiren sayıları hep bir olayın içine yerleştirdim ben.Mesela 66 YAŞINDA BİR ADAM 47 YAŞINDA BİR KADINI KAÇIRDI DİYE EZBERLEDİYSEM bir bilgiyi,6647 bir şeyin şifresi veya numarasıdır mutlaka.Sayıları hemen olay kahramanı yapıveriyorum nedense.Şimdi de eba da ders çalışırken açılarla senaryo yazıyorum ben.Bu arada toruncuk ne mi yapıyor?İte kaka, tek ayağından sürüye sürüye uyandırıp getirdiğim televizyon karşısında uyuyor.Uyandırıyorum sıkça “kolay bunlar,biliyom ben rahat ol”diyor gevşek gevşek.Adam 9 yaşında kolay diyor ben 65 im de ezbere uğraşıyorum.Yemişim ulan ben bu alemi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir