31-YAZGI

31-YAZGI

Oturduğu Ye Ye Kafede, camdan dışarıya bakarak çayını içen Selma arka masada koyu bir sohbete dalmış iki kadının konuşmalarına kendini iyice kaptırmış dalmış gitmişti.Selmaya yalnızlığını unutturan sohbetin konusu iki yakın arkadaşın dertleşmesiydi aslında.Biri anlatıyor,diğeri kısa kelimelerle katılım gösterse de çoğunlukla dinliyordu.Hafifçe  ve belli etmeden konuşanlara dönüp bakan Selma çok dertli olanının kızıl saçlı zayıfça bir kadın olduğunu görmüştü.Dinleyen ise kumral ancak  topluca bir kadındı.


Hafta içindeki bir günün öğleden sonrası, tenha sayılacak bir kafede olduklarına göre çalışmadıklarını tahmin etti Selma.
Ya da kendisi gibi yeni emekli olmuşlar diye düşündü ve yorumlarını kesip konuşulanları duymaya dinlemeye devam etti.“Bana bir kere kapı açmamış,mantomu bir kere tutup giydirmemiş,sandalyemi bir kere çekip oturtturmamış bir adamla 21 senedir evliyim ben” dedi kızıl saçlı kadın.Bu cümleleri sıralarken sesi titremiş hüzün yüklenmişti.Arkadaşı teselli edecek  bir şeyler söylemeye çabalasa bile konuşan iki kadınla,onlara sadece  masa yakınlığı olan Selman’ın yüreğine koca bir burukluk çöreklenmişti.Kadın olarak gönlü okşanmamış,ruhu doymamış,duyguları anlaşılmamış bir kadının içli samimi bu sözleri içini acıtmıştı Selma’ nın.”Ne sözümün, ne varlığımın bir hükmü var o evde dedi kızıl saçlı kadın.Anne ve babamı mutlu etmek için evlendim ben bu adamla ama, hata ettim arkadaşım hata ettim diye devam etti bezgince.Adamda ruh adamda duygu adamda sevgi ve saygı yok.Bir kadına nasıl davranmasını gerektiğini bile bilmiyor.Çocuklar olmasa, bir de maaşım olsa çekmezdim bunca yıl”.

Değer görmeyen ,sevildiğini hissetmeyen,,duyguları aç nice kadından biri olan kızıl saçlı kadının anlatmaya doyamadığı uzun bir öyküsü olduğunu anlayan Selma nın içine bir sıkıntı düşmüş gözleri dolmaya niyetlenmişti.Kendi yaşadıklarına benzer bu  üzüntülü sözleri duyunca
kendini tutamayacağından korkarak hızlıca ayağa kalktı Selma.”Garson garson diye seslendi,garsonun kendine yaklaşmasını beklemeden masaya para bırakıp  aceleyle kafeden çıktı.


Ne çok benziyordu kimi kadınların kaderi kendisininkine.Mutsuzdu çoğunlukla kadınlar ve ilgisizdi,kabaydı hoyrattı kocalar.
Kocasından bir buket çiçek almayalı,kocasıyla dışarıda bir akşam yemeği yemeyeli seneler olmuştu Selmanın. Kafede bıraktığı kadının sayacağı nice ihmali yaşadığından emin,kırık kırgın adımlarını hızlandırıp otobüs durağına doğru yürümeye karar verdi.Erkenden eve dönmek iyi gelecekti ona.Zaten her günü bir diğerinin aynısıydı.Heyecansız tekdüze ve ezberlenmiş bir hayatı yaşıyordu.Kafedeki kadınlardan hiç farkı yoktu onun da.

Aytül Kahraman

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir