YASAK AŞK
Meslek lisesinde ki 10.meslek yılında hayatı alt üst oldu Yusuf Öğretmenin. 11.sınıf öğrencilerinin dersine girmiş ama Özden in kendisine duyduğu aşka engel olamamıştı.Aşıktı Özden aylardır öğretmenine.Takıntılı bir sevda ile hep Yusuf hocanın peşindeydi.Evli ve 1 çocuğu olan Yusuf bey ise kendisi gibi öğretmen olan karısıyla sade ama mutlu bir hayatı sürdürüyor mesleğini de çok seviyordu.
Ergenlik çağındaki öğrencilerin kimi zaman öğretmenlerinin iyi niyetlerini,şefkatli yaklaşımlarını anlamlandırıp yanlış düşünce ve duygu sahibi olduklarını bilen Yusuf hoca, Özden in kendisine olan davranışlarını önceleri zararsız bulmuştu.Gelip geçici duygular sanıp ciddiye almamıştı.Her zamanki gibi baba tavrıyla davranmış, kızı umutlandıracak ve duygularını derinleştirecek davranışlardan özenle kaçınmıştı.Ancak gün gün öğrencisinin davranışlarındaki doz aşımı onu da korkutmaya başlamıştı. Olabildiğince uzak, olabildiğince soğuk davranmaya gayret etmesine rağmen başarılı olamıyordu.Özden e yaptığı uyarılar tesirsiz kalıyor ve kızı bu sevdadan vaz geçiremiyordu.Velisi olarak öğrencisinin annesiyle yaptığı görüşmede baba şiddeti nedeniyle mutsuz bir aile olduklarını öğrenmişti.Veli desteği konusunda bu yüzden umutlarını yitirmişti.
Geçen günler sonrası durum önce okulunun, sonra evlerinin gündem konusu olmuş,aile mutlulukları bozulmaya başlamıştı.Özden 17 yaşının kendisine verdiği cesaret ve duygularının yoğunluğuyla Yusuf hocanın kendisine aşık olmasını hayal etmiş,aşkına karşılık almak için bulduğu tüm yolları denemiş yalanlar bile uydurmuştu.Bu yalanlar Yusuf bey ve eşinin arasına kıskançlıkları, kuşkuları, mutsuzluk ve huzursuzlukları sokmuş,hasta bir ruh halindeki öğrencisinin kendine duyduğu sevgi bir öğretmenin belası haline gelmişti.Baba sevgisine, ilgisine, şefkatine muhtaç bir kız çocuğu hastalıklı bir sevgi ile öğretmenini canından bezdirmiş mutluluğunu çalmıştı.
Adam; idareye, ailesine, arkadaşlarına,öğrencilerine karşı kendini savunmaktan çok yorulmuş,sevgili karısının gözlerindeki kuşkulu bakışlarla kahrolmuştu.Meslek sevgisi zarar görmüştü.Duyguları zedelenmişti. Saygınlığını yitirmiş halde hissediyordu kendini.Hep kendi masumiyetini kanıtlamanın gayretine giriyordu.Kızıyor,üzülüyor,sinirleniyordu.Bunalmış yorulmuş ve tükenmişti. Bu duygularla okula geldiği bir gün merdivenlerde başına saplanan bir sancıyla yere yığılan Yusuf hoca aylarca hastanelerde kalmış, geçirdiği felcin bıraktığı izlerden kurtulmaya çabalamıştı.Eskisi gibi olabilmesinin imkansızlığı içinde çırpınırken Özden in yeni bir erkek arkadaş bulduğunu duymuştu.
Kader kartları böyle dağıtıyor, kimi hayatlar böyle sonlanıyordu Demek ki…..
Aytül Kahraman
