Tam bir ay içinde Düzce,Akçakoca,Karadeniz Ereğli,Bolu,Kızılcahamam ve Konya gezilerimizi ağız tadıyla tamamladık çok şükür.
Elimizde bastonumuz, valizimizde onlarca ilaç kutusu olsa da gezebilmek yeni yerler görebilmek çok güzel.Kimi gün bir denizin kıyısında yosun kokusunu ciğerlerine çekmek,kimi gün bir bozkırın sarılığında kaybolmak insana canlılık veriyor.
Yöresel lezzetleri tadarken, ruhunu manevi anlamda doyuracak ziyaretler yapmak iyi geliyor insana.Şu an için hedeflenen gezi noktalarımızı tamamladık.Sırada Çorum, Sinop,Samsun,Çankırı var. Ancak ya artık kar düşerse yollarıma kaygısının yüreğime düştüğü zamana geldik.Bu zaman aralığında bu planımızı gerçekleştirebilirmiyiz bilemiyorum.Hayırlısı deyip, yüce Allahın iznine bırakalım bakalım.
Dün sabah Konyada Mevlana Hazretlerini ziyaret ettiğimde, türbede çok sayıda Japon turist vardı.Rehberlerinin onlara anlattığı bilgileri huşu içinde dinliyorlardı.12 saat uçarak yabancı bir memlekete gelip bu tür gezilere katılabiliyor adamlar.Ve ilginç olan hepsi çok şık, çok bakımlı,çok göz alıcıydılar. Japon neslinin gençleri de çok güzelleşmiş artık.Eski kavruk,minik insanlar değiller.Boyları bile uzamış valla.
Neyse bakın size sabah sabah ne güzel saçmalıklar okuttum değil mi?Hatırım için harcadığınız bu emeğe teşekkür edip sizleri kucaklıyorum.Ayrıca sözlerimi Mevlananın “YARIN YAPARIM DEME, BUGÜNDE DÜNÜN YARINIYDI NE YAPABİLDİN?sözü ile bitiriyor,mesajımı veriyorum.
