5-BOĞULDU

DENİZDE DEĞİL.

            Üzerindeki kırmızı mayosu, beline taktığı kırmızılı beyazlı can simidi ile iskelenin tam ortasından koşmaya başladı. Güneşin yaktığı kapkara tenli, siyah saçlı küçük kız. Cesur ama düşüncesizce bir balıklama atlayışı gerçekleştirip; başından dalıverdi sulara. Belindeki naylon şişliğin kendisi ile birlikte gelmediğini ve su yüzüne takılıp kaldığını, atladığı kadar hızlı geri dönemediğini hissetti birden. Çıkmak istedi, yükselemedi. Ayaklarını yere indirip, vurmayı ve boyunu aşan suları aşmayı denedi beceremedi. Her şeyin bittiğini anlayıp kendinden geçti.

            Kamelya da arkadaşları ile yoğun bir sohbeti yürüten babası gözleri ile aradı onu bir elin uyarısı ile sanki. Denizin üzerinde kalakalan kırmızı beyaz boş deniz simidini gördü. Fırladı yerinden ve tüm giysileri ile suya atladı. Kollarının arasında kara tenli, siyah saçlı kızla belirdi, birkaç dakika içinde. Feryat ederek yardım istedi oradan buradan. İnsanlar koşuştu her yerden. Onu da, kucağındakini de çıkarıp sahile didinip durdular. Ayaklarından salladılar. Sularını boşalttılar vücuduna dolan. Kim bilir kaç dakika geçmişti ki derin bir uykudan karanlık bir boşluktan geri geldi kız. Ölümle oynanan bir oyunun bilincine varmış gibi boğularak yok olmanın acısını tatmış gibi korkak, ürkek gülümsedi, onlara da hayata da.

            Doğmasını sağlayan babası ona ikinci hayatı, boğulurken kurtararak vermiş yeniden yaşamasını sağlamıştı. O; doğru bir zamanda, doğru yerde olan ve doğru duygu ile ona bakan bir babanın verdiği bir ömrü yaşadı uzun zaman. Suda boğulmanın, derin mavilikler içinde kaybolmanın korkunç bir son olduğu gerçeğini, hiç unutmadı. Bu tür bir sonu kimselere yakıştırmadı.

            Üzerinden çeyrek asırlık bir zaman sonra, siyah saçlı kız, orta yaşta bir kadın olarak koştu hayatın, sevginin, hayallerin ve düşlerin üstüne. Atlayıverdi duygu denizine. Çıkarım sandı çıkamadı. Kurtulurum sandı kurtulamadı. Tutarları umdu. Eline kimse uzanmadı. Çıkmayı denedi, çıkamadı. Suda değil duygularda debelendi, çırpındı, haykırdı, yılların ötesinden, karanlıklar içinden. Doğru zaman ve yerde hep olan babasına da, hiç kimseye de sesini duyuramadı.

Hayatının oynanan uzatmalarını, umutsuzluk denizinde boğularak noktaladı.

AYTÜL KAHRAMAN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir