CİNNET
Hani iri kıyım, hani çam yarması dedikleri cinsten iki adam zor zapt ediyordu genci. İçinde tüm dünyanın düzenini alt üst edecek bir enerji belirmiş, cendereye alınmış kollarına rağmen sinirini, hırsını yenemediği için çırpınıp duruyor ve sadece haykırıyordu. Kendinden başka, kimseye zarar vermeden debeleniyor ve sadece “Kahpeler sardı her yanı, dizi dizi, akın akın üstüme geliyorlar”.Diye bağırıp ağlıyordu. Mesleği, aklını yitirmiş nice deliyi sakinleştirip zapt etmek olan iki adam bile şaşırıp kalmışlardı bu sözler karşısında.Sanki gizli ve bedenlerinden beklenmeyen bir üzüntüyü yaşıyorlardı.
Ne diyordu, niye diyordu? En sağlıklı görünüşüne rağmen anormal davranan ve sadece dakikalarca durmadan aynı sözcükleri tekrarlatıp eriyen bu genç aklın iflasını anlayamıyorlardı. Kim, neler yaparak bu hale getirmişti onu? Nasıl bir yaşamdan ve ortamdan düşmüştü buralara. Hayat ve insanlar bu kadar etkili nasıl olabiliyordu başkalarının üzerinde? Nüfus kağıdında Volkan yazıyordu ad bölümün de.Volkan. Sanki zamanı gelmişti de patlamıştı Volkan. Bakıcılar acıyarak baktılar ona, içleri ezildi, ama yine de zorlu bir çabanın bir an önce bitmesi isteği ile, yatağa bastırıp elini, kolunu sıkıca bağladılar. Hasta bakıcılar görevlerini yapmıştı. Gerisi tıbba kalmıştı.Bir beyaz çarşaf üzerine yatırıverdikleri gencecik beden hareketsiz ve kısık bir sesle sadece “Kahpe” diyordu artık. KAHPE KAHPE KAHPE. Hemşirenin bilinmez kaç cc’lik çektiği sakinleştirici ilacı kolundan vermeye başladığı an yalvarırcasına son bir bakış attı ve dilinden bu kez sadece KA… hecesi döküldü. Derin bir uykuya daldı sonra. Uyanmamasını, kendi kadar isteyen çalışanlar da onun gibi derin bir sessizliğe daldı.
Kimdi kahpe? Ne demiş, vermesi gerekip de vermediği, yapması ya da yapmaması gereken neyi yapmıştı? Bir insan nasıl yitirmişti kendini? Herkes merak etti bunu. Krizi atlatıp en masum en kibar halini takındığı diğer zamanlarda bile, ne doktoru ne de diğerleri öğrenebildi gerçeği. Kılık ve kıyafeti ile hiç de avam olmadığı anlaşılan bu yürekte ve dilde kim sıfatını bu şekilde buldu, anlamadılar. Geçen zamanlarda sakince tedavisini oldu ama hiçbir şey anlatmadan geldiği günü bir daha hiç yaşatmadan, bir damla göz yaşı akıtmadan gitti. Kağıtlara ,hastalığı depresyon olarak geçirilecekti.Bir insanın kadar yürekten, bu kadar içten perişan olarak isyan etmesi ve kontrolunu kaybetmesi için kendini üzen insana karşı ya çok büyük bir sevgisi ya çok büyük bir nefreti olmalıydı.Kimse Volkan ın inadını kırıp gerçeği öğrenemedi.KA… da kaldı herkes.
