69-GAZİ FEMİNİST

GAZİ FEMİNİST

Erkek, egemen bir toplumda ve dahası böylesi bir dünyada bugüne dek yaşanmış, tüm acıların, şiddetin, hatta savaşların, akıtılan kanların tek suçlusunun erkek yüreğinin ve beyninin ürünü olduğuna inanmıştı. Anasını insanca, kendisini çocukken çocuk, genç kızken, genç kızlık hayalleri ve beklentileri ile yaşatmayanın yine bir erkek olduğunun bilincine varmış güzel bir kızdı Selda.

Bir kadın için, olmaması gereken kadar katı. Duyarsız, duygusuz, sevgisiz, bencil olmayı başararak, yılların intikamını erkeklerden almayı planlamıştı. Kadınlara, erkekleri haklı, güçlü, galip, kendilerini mağlup ilan ettikleri için kızıyordu. Bir erkek için kendilerini niye tüketiyorlar diye sinirleniyordu. Kendi değerlerini bilmeden, onları niye büyütüyorlardı göz ve yüreklerinde. Niçin onun gibi düşünüp onun gibi istiyorlardı? Niçin erkekler gibi yozluğa düşüyorlar,  sıra dışılıktan, sıradanlığa niçin yuvarlanıyorlardı? Liralar için derin hesapları bunalmadan nasıl yapıyor, kadın olduğunun farkına niçin ayda bir varıyorlardı? Yemek yapmak, yıkamak, temizlemek, toplamak yeterli sanıp, oyalanıyorlardı.Selda, hem cinslerinin aksine yıllarca bir erkekle birliktelik için kadın olduğunu, kadınca düşünüp, kadınca yaşamasını ve duyumsaması gereğini unutup kendini feminist sıfatının ardına saklamış ve “erkek düşmanı” unvanını yakıştıranlara gülüp geçmişti. Kendisi gibi düşünmeyenleri kınardı. Güçsüz kişilikleri için ayıplar ve kızardı. Tüm öğrencilik günlerinden itibaren; erkeklere karşı katı tutumu, kırıcı davranışları ile dikkat çeker, kendisini beğenip duygularını açmaya çalışanları bin pişman ederdi. Fakat ne zamanki girdiği işte patronu Semih beyi gördü, savunduğu her fikir yok oldu, hiç tanımadığı duygularla adama aşık oldu.

O zaman anladı hem cinslerine benzediğini. Onların eleştirdiği yanlarını anlamadığını fark etti. Kendisine sürekli şiddet uygulayan babası yüzünden insanlardan uzaklaştığını, onları kaybettiğini, yaralayıp kırdığını, aşkın insanı geçmişten alıp alabora ettiğini anladı. Göründüğü kadar da güçlü olmadığını kabul etme zayıflığını yaşadı. İyi bir feminist değildi biliyordu. O zaman ha bire bu türküyü niye söylüyordu. Zayıftı erkeklere karşı aslında. Zayıftı Semih’e karşı.Onun kollarında düşüncelerine ters yaşarken, onun canını acıtmak, onu üzmek yerine bir erkek için niye böyle yanıyordu. Bitiremeyeceği oyunlara niye giriyordu? Dünyada tüm mutluluk ve güzelliklerin ona verildiğini iyi bildiği halde onu en çok üzen erkeğin babası olduğu unutup; umut dolu bir sevdayı nasıl omuzluyordu. Annesinin yüklendiği bir role itirazsız nasıl soyunuyordu.  Reis olacakken, tayfalığa niye razı oluyordu?

Çünkü Selda bir zamanlar;

AŞKIN NE OLDUĞUNU BİLMİYORDU. KADINLIK YALNIZCA SÖZLERLE OYNANIR, ERKEKLER ANCAK ÖYLE BOZGUNA UĞRATILIR SANIYORDU.

Aytül Kahraman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir