SÖYLETMEYİN BENİ
“Hiç tanımadınız beni. Hiç tanımaya, anlamaya çalışmadınız. Bana baktınız sadece. Beni görmediniz ve fark etmediniz. İkinizde değerimi ve beklentilerimi bilmediniz. En yakınızdaki beni yıllarca göremediniz.Belki ben iyi sakladım kendimi. Belki ben, açığa çıkaramadım düşünce ve duygularımı. Neşenin, şımarıklığın,saflığın ardına; iyi niyet ve hoşgörünün cebine neler sığdırdım bilemediniz. Bir yürekte, bin yürek kadar duyumsadığımı, beynimde hepiniz için yorulduğumu, kendimden çok sizin için ağladığımı anlayamadınız. Bugün şaşırıyorsunuz. Biliyorum. İkinizde bana yaptıklarınızı anlatıp gururlanıyorsunuz. Siz kazandırdınız mı? Yoksa benden harcadınız mı? Kimsenin eseri değilim, iyiliklerimde.
Benimle ilgilendiğinizi, bana zaman ayırdığınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bana, son kez ne zaman “seni seviyorum” dediniz söyler misiniz? En son ne zaman, saçımı okşadığınızı, öptüğünüzü hatırlayamazsınız bile. Bana sunduğunuz maddi imkânların, ruhumdaki sevgi açlığını tamamladığını mı sanıyorsunuz?Oysa ben, arkadaşlarımın evlerinde yaşanan gibi içtenlik aradım. Birlikte yenecek kahvaltıların, akşam yemeklerinin, gidilecek pikniklerin, sinemaların, alışverişlerin özlemini çektim. Bayram gibi bayramları, samimi yıldönümlerini düşledim. Aynı evin içinde yaşayan, üç yabancıyı yaşamaktan yorgunum artık. Markalı giydirmekle, sizce seçkin insanlarla tatillere gitmekten mutsuzum artık.Kendi hobilerinizin, kimisi hastalık haline gelmiş alışkanlıklarınızın arasında, size, sesimi duyuramamanın yalnızlığındayım. Olmak istemediğim insan olmam için, gösterdiğiniz bencilce çabaların bana ne kadar sıkıntı verdiğini anlatamayacağıma inandığım için son yol olarak bu satırları yazmaya karar verdim.
Hayallerimdeki anne ve baba olamadığınız için çok kırgın ve mutsuzum. Bana sunduğunuz her imkân, sunamadığınız duyguların açlığını kapatamadı ne yazık. Sizin evde olmayacağımı bile fark edebileceğinizi sanmıyorum ya neyse. Belki mektubumu bıraktığım yerde görünce anlarsınız. Gidiyorum, sakın beni aramayın.
Oğlunuz FATİH.
Bir karne döneminde evden kaçmayı başaran Fatihin ardında bıraktığı mektubu ve duygularıydı bunlar.Evden çıkıp giderek kurtulduğunu sansa da üzüntülerinden bunun bir çözüm olmadığını acı tecrübelerle öğrenecekti maalesef.
