Okulların bir yıl süren zorunlu tatili sonrası açılacağı heyecanı yaşanırken yurtta,ben kendi okul yıllarımı düşündüm bugün.
Hiç anaokuluna gitmedim mesela ben.Öyle süslü püslü sınıflarım olmadı. Ancak gündüzleri anne, geceleri baba okulum ilk tohumlarını attı eğitimimin.İlk okul yıllarından ise bugün aklıma; defter sayfalarımın babam tarafından numaralandırılması, mükemmel kaplanması ve sayfalarımın kıvırılmaması için aldığım talimatlar gelir. Sonra gelsin gaz odası.😃Haha şaka tabii ama gerçekten bana işkence gibi gelirdi koydukları kurallar ve yaptıkları nasihatlar.
Küçücük kızdım evin içinde dolanan, sayfalarım kıvrılmasın diye helak oluyordum.Öğretmene yılışan,derin sevgiler besleyen başarıdan başarıya koşan bir çocuk değildim. Sorarlarsa söylerdim.Ortaokula geldiğimde spor çoğu zamanımı alsa da yanına okuma, şiir,sinema tutkusu da eklenmişti. Ve defterlerim yine kıvrılma yasaklıydı.Ancak kurallar silsilesi uzadıkça uzamış,ayaklarını kapatarak otur Aytül’ e kadar bağlanmıştı.
Lise ve yüksek okul için yazacaklarım o kadar çok ve hazin ki şu an oraları tırıs geçmek istiyorum.Çünkü o dönemde ilk hayal kırıklıklarım,ilk yenilgilerim yaşandı memleket meseleleri öğrenildi. Hala kıvrılmasına müsaade edemediğim sayfa kenarlarım vardı ancak aşkta,boykotta vardı.
Ben okullarımı bitirsem de okullar beni bırakmadı ekmeğimi eğitimden yedim.Benim artık kıvrılmaya korkan defterlerim varken öğrencilerimin onlara renk renk ataçlar getiren ciciş bir öğretmenleri olmuştu.
Okulla tanıştığım 1962-1963 eğitim öğretim yılından başlayarak 2000 senesine dek.Öğrenci veya öğretmen olarak sayısız kez okul açtım kapattım ben.Mezun olup gittim veya gidenlerin ardından ağladım.Sağlık şartları nedeniyle okulların uzun süreli kapalı kalışına ilk defa şahit oldum.Son olur inşallah.Yolunuz açık olsun evlatlar.2021-2022 eğitim öğretim yılı salgınsız ve mutlu olur başarı tohumlarınız çiçek açar inşallah.
