AÇIM DİYEMİYORSAM

“Karnının doymayacağı yerde açlığını belli etme” derler.Ne güzel sözdür.Çoğumuz bu sözün doğruluğuna inandığımız günler yaşamışızdır elbette.Ya da bu gibi sözleri söyleten insanlar çevremizde ve yakınımızda vardır.Ben evinde rahat edemediğim,davranışları ile beni boğan,ya da lokmamı sayan insanların evine gitmem.Çünkü orada içimi koca bir panik kaplar.Dökmeyeceksem dökerim,yapmayacaksam yaparım.Bir dilim ekmek dahi isteyemeyeceğim hiç bir sofrada oturmak istemem.Açım diyemeyeceğim evde ne işim olur ki benim.Bu yüzden önce kendim elimi bol,gönlümü zengin tutarım.Evime gelen tüm konuklarım rahat etsin huzur bulsun ve doysun diye çabalarım.Göz doyunca,gönül zaten doyar.Konuktan esirgenen her nimet evin bereketini kaçırır.Bu bol kepçe huyum, bunu başaramayanların sıkça laf sokmalarına ve kalbimi fena halde kırmalarına sebep olsa da, ben ailemden bunu gördüm vazgeçemem.Zaten “Kedi uzanamadığı ete mındar dermiş” sözüne acayip inanmaya başladım son yıllarda.Eğreti olduğum,yere düşen minik bir kırıntının korkuyla peşinden uçtuğum evlerde olmaktan nefret ediyorum.Nereden geldim buraya sözünü söylemek asla istemiyorum.Kendim de asla söyletmem. Karnım doymayacaksa, açım diyemeyeceksem,iğneli döşekte yatacaksam o evlere asla gitmem ben.Ancak çocukluğumda sofralarından aç kalktığım, korkudan tuvalete gidemediğim insanları da hiç unutmam.Çünkü onlar kötü davranışlarıyla bana iyi ev sahibi,bonkör insan nasıl olunuru gösterdiler.Evime evi gibi gelmeyen,soframda karnı doymayan,huzur bulmayan,rahat uyumayan bir insan olursa eğer ben insan değilimdir.Bu kadar kısa ve öz bu durumlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir