AKILLI TAHTA

Tarihin eski çağlarında Babil ve Sümerler zamanında öğrenciler kilden tabletler üzerine çivi yazısı ile yazılar yazdılar.11.yüzyılda Hindistanda ise bireysel tahtalar üzerinde çalıştı çocuklar.

Tahtanın, ahşabın bol ve ucuz olması eğitim aracı olarak tercih edilmesinde etkili oldu.Kağıt çok pahalıydı çünkü.Ancak öğretmenlerin çoğunluğa bir konu, bir problem sunması gerektiğinde bu bireysel küçük tahtalar hiç işe yaramıyordu.Herkesin aynı anda yararlanacağı sınıf içi bir gerece ihtiyaç vardı.

1861 yılında Edinburgda ilk kez duvara asılan kocaman kara tahta bu ihtiyacı giderdi. Tahtayla tanışan öğrenciler bunun bir eğitim devrimi olduğunu hiç bilemediler.Oysa koca bir devrimdi bu.Öğrenmeyi kolaylaştırmış, hızlandırmıştı.

Kara ya da yeşil tahta; tebeşirle tanışıp vazgeçilmez ikili olarak yüz yıllarca okullarda görevlerini yerine getirdiler.Eğitime, öğretime katkı sağladılar. Yolu okuldan ve tahta başından geçen herkesin eli deydi bu ikiliye.

Kimi haşır neşir olup süsü yaptı tebeşirin tozunu,kimi dokundu yazdı bıraktı.Kimi tak tak yaptı kara tahtaya,kimileri de tebeşiri sinirlenince kafalara fırlattı.Ama şimdi tebeşir ve kara tahta ile tebeşirin tahtada çıkardığı çızırtılı ses,burun ucuna bulaşmış beyaz toz artık yok.Yok çünkü akıllı tahtalar sınıflarda baş köşeye kurulmuş artık.

Milli Eğitim Bakanı,”Dünya’nın ve Avrupa’nın tüm sınıflarında akıllı tahta bulunan tek ülkesi Türkiye”diye müjdeledi bugün.Düşündüm Bakanın bu sözü üstüne.Benim elim akıllı tahtaya hiç değmedi.Öğrenciyken de, öğretirken de.Şıp diye parmak ucu dokunup gezemedim menüden menüye, bilgiden bilgiye.

Benim hiç akıllı tahtam olmadı.Olmadı ama olsun.Benim akıllı tahtam yoktu,ancak benim simsiyah saçlarıma yıldız misali düşen tebeşir tozum,tebeşir tozumla tombikleşen silgim,silgimin can yoldaşı tebeşirim, tebeşirimi tahtada öttürünce ürperip dişleri kamaşan evlatlarım vardı.

Benim akıllı tahtam yoktu,ama ölesiye bir meslek sevdam vardı.Tebeşirle,tahta silgisiyle futbol oynayan sıcacık çocuklarım vardı. Şimdi akıllı tahtalar var ama kimse de sevda,kimse de sevinç yok.