Arife gününden beri büyük bir hevesle alışveriş ve pişirme işi yapan Ayhan bey ve Nimet hanım; kendileri için nasılsa akıl edilip boş bırakılan koltuklara oturduklarında kocaman bir yorgunluk hissettiler. Sırtları,omuzları,bacakları geceden beri çok ağrıyordu.
Nimet hanım, sosyetik gelininin pişirip getireceği kahve eşliğinde yapacakları uzun soluklu akraba dedikodularını beklerken,Ayhan bey; oğlu ve damadıyla yeni çıkarılacak vergi yasası üzerine görüş alışverişi yapmanın peşindeydi.Siyaset konuşmayı seviyordu zaten,hele celallenip homurdanmayı, atıp tutmayı daha çok seviyordu.Onlar seviyordu da ,gençlerin hiç niyeti yoktu böyle özlenen sohbetler yapmaya.Erken yataktan kaldırılmanın hırsı üstlerinde, suratsız bir halde ikram edilen kahveleri lütfedip içmeye çabalıyorlardı.
Gelin susuyordu,kız susuyordu,damat,oğul ve torunlar susuyordu.Susan susanaydı evin içinde. Konu açmak için giriştikleri tüm gayretler karşılıksız kalıyor,suratsız damada o gün kendi kızları da eşlik ediyordu.
Evlendikleri günden beri gelin, görümce atışması yaşayan iki genç kadın,yine birbirlerine nispet yapmanın hevesindeydiler.Yeri gelince taşı atmak için hazırdılar. Birbirini oldum olası sevemeyen 2 genç kadın halden hale soktukları dudak ve bakışlarıyla birbirlerine üstünlük taslamaya çalışıyorlardı.
Galatasaraylı oğul ile Fenerbahçeli damadın hınç dolu bir iki cümlelik spor atışması dışında salonda koyu bir sessizlik ve soğukluk yaşanıyordu.Büyüklerin tüm çabalarıyla sağlamaya çalıştıkları sıcak aile ortamı son yıllarda daha da çok bozulmuştu.Aynı mekanı paylaşan yabancı ulus insanları gibiydiler.Ne konuşan vardı,ne de konuşanı dinleyip anlamaya çalışan.
Odalara dağılan, yerli yersiz bağrışıp didişen ve şımaran küçük torunların dışında ergenlikte olan 3 torun birbirlerinin farkında bile değillerdi.Elleri işte yani telefon klavyesinde,gözleri ise oynaşta sözde bayram yapıyorlardı.
Kendilerinden sıcacık bir yakınlık,muhabbet bekleyen ancak sadece harçlık alırken hatırladıkları nene ve dedelerini çoktan unutmuşlardı.
İhtiyarlar,hayal kırıklığı içinde sık sık birbirlerine bakıyor,gözleriyle birbirlerini teselli ediyorlardı. Kendilerinin dışında ailenin bunca bireyi ortak,tatlı bir sohbet konusu bulamıyordu ne yazık.
Aileler,akrabalar,ahbaplar, komşular,tanıdıklar birbirlerine hep yabancıydı artık…(3.BÖLÜMÜ OKU)
