Çok soğuğun mu, yoksa çok sıcağın mı çaresi kolay bulunuyor bilemedim.Ama soğuklarda,sıcak havada olduğu kadar pelteleşmediğimi biliyorum.Burnu sızlatan,parmak ağrıtan ayaz günlerden geçiyoruz.Yağan karın buza döndüğü, takır takır zamanlardayız. Sokaklarımızda akmaya niyetlenen küçük su birikintilerinin bütün niyeti boşuna.Donup kalmış,buz tutmuşlar çünkü. Balkon camlarımızdan dışarıyı göremiyoruz.Dışarısı dışarda ama,camlar yapı değiştirmiş.Yarısı buz, yarısı buğu.Göremiyorum dışardaki dışarıyı.Sıfırın altındayız milletçe.Hepimiz odun, kömür, elektrik, doğal gaz değil çatır çatır paraları yakıyoruz.Yakarız bizi kimse tutamaz.1980 yıllar ve öncesinde sokaklarımızda hiç kimsenin tutamadığı insanlar çatışıp durur,bulduklarına saldırırlardı.Döver,öldürürlerdi.Karlı buzlu şehir sokaklarına kandan çiçekler ekerlerdi.Kaygılıydık mutsuzduk.Sonra huzur gelmişti mahallelerimize.Ama aynı bahçıvan yine iş başına gelmiş olmalı ki dövmeler,sövmeler,silahlar çıktı sandıklardan.Dövecek, öldürecek, korkutup sindirecek birilerini arıyor birileri.Kış gelsin, buz gelsin, don gelsin,fırtına kasırga gelsin ama o korkulu o acımasız,o vahşi günler ve acılar bir daha gelmesin.Kandan ve gözyaşından beslenen kan çiçekleri bir daha açmasın hayatımızda.Engel olun bu kötü kalpli bahçıvanlara.Sevin birbirinizi.Bölünmeyin.Bir olun birlik olun lütfen.
Bir Olun
