CAN SIKINTISI

Buzdolabının kapağını on beş dakika arayla açıp açıp,ışığıyla göz göze geldim bugün.Her bakışmamda ise aradığımı bulamadım,ama hamarat bir el gelir lezzetli bir şeyler bırakır umudumu da yitirmedim.

Buzdolabını bu kadar kısa sürelerde sık sık açıp kapatmamın tek sebebi canımın sıkılmasıydı  aslında. Çocukluğumda, canım sıkıldı dedikçe babaannem “kızların canım sıkılmaz ” şeklinde beni bolca azarladığı için bu sözcükleri az kullanır ama çok belli ederim.Canım sıkıldıysa açmadık dolap,çekmedik çekmece bırakmam.Deşer dururum.Bağıra bağıra şarkılar uydururum.Oraya hoplarım buraya çakarım.Dağıtırım toplarım,boyarım,dizerim sonunda güzel bir şeyler yemek için kendimi mutfağa atarım.Sonra başlar dolap açıp kapatmalar.Genelde kendime icat ettiğim işler bittikçe ev içi gezinmelerimin  sonu hep mutfakta son bulur benim.Bundandır buzdolabı sevdam.

Bugünde canım çok sıkıldı benim.(Babaannem duymasın kocaya veriverir beni)Yaz desem değil,kış desem daha değil şeklindeki bu havayı sevmiyorum.Çünkü kalın giyiniyorum terliyorum,ince giyiniyorum üşüyorum.Doğa suskun, güneş puslu,insanlar  mutsuz olunca insan olumsuz etkileniyor.

Günlük yaşamımın ve işlerimin sürekli aynı monotonlukta seyretmesi can sıkıntımın temel sebebi aslında. Beynimi ve gönlümü etkisi altına alacak yeni uyaranlardan uzaktayım sanırım.Bunlarda ilgi azlığı,isteksizlik ve iç huzursuzluğu yapıyor. Düşünüyorum da dikkatimi beni oyalayacak,sevip zaman ayıracağım yeni uğraşlara yöneltmem iyi olacak.Bir birinin fotokopisi gibi günler yaratıcılığımı da olumsuz etkiliyor zira.

O zaman ne yapmalı ne yapmalı?Sizce ne yapmalıyım?

2026 içinde yayınlandı